Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?

Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?
Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?

Değerli Gelişen Kariyerim okuyucuları, bugünkü yazımızda dünyamızın oksijen kaynağı olan ağaçların aralarındaki kaynak ve bilgi aktarımını sağlayan günümüzdeki internet ağına benzeyen bir mantar ağı oluşturmalarını konu edineceğiz. Daha fazla uzatmadan “Ağaç Nedir?”, “Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?”, “Neler Aracılığıyla Bu İletişim Sağlanır? “, ve “Ne gibi Faydaları Vardır?” gibi soruları temel alarak bu konu hakkında derin bir incelemeye başlayalım.

Ağaç Nedir?

ağaçlar nasıl iletişim kurar
Ağaçların İletişimleri

Ağaçlar, gezegenimizin akciğerleridir. Yaşamsal kaynaklarımızı oluşturan en temel canlılardır. Bulunduğu bölgelerde toprağın suyu tutması, havayı nemlendirmesi ve temizlemesi gibi önemli olayların en temel yapıtaşıdır. Peki akciğerlerimiz nasıl oluşur?

Ağaçların oluşumu tohumlarla başlar. İlk önce toprağa düşen tohum gelişerek fideyi meydana getirir. Fide, her ağaç türüne göre değişebilecek bir şekilde büyüyerek fidan haline gelir. Fidanın hücreleri farklılaşıp çoğalarak, dal, gövde ve kök olarak 3 ana parçayla minyatür bir ağaç meydana gelir. Her yıl ağacın büyümesinden dolayı yeni dallar ver köklerinde yeni sürgünler çıkar. Gövde kısmında ise her yıla karşılık bir halka oluşur.  Bu halkalar sayesinde bir ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir.

Ağaçlar hakkında birkaç değişik bilgiden sonra “Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?” sorumuza cevap aramaya daha detaylı bir şekilde devam edeceğiz.

ağaçlar nasıl iletişim kurar
Pando
  • Dünya’da yaklaşık olarak 60.000 tane farklı ağaç türü bulunmaktadır. Bunlardan yaklaşık 150 tanesi Türkiye’de ormanlarımızda bulunmaktadır.
  • Dünyanın en uzun ağacı Hyperion’dur. 115,61 metrelik boyundadır ve bir sahil sekoyasıdır. Kuzey Kaliforniya’daki Redwood Ulusal ve Eyalet Parkı’nda bulunmaktadır.
  • Dünya’nın en yaşlı ağaçları yaklaşık 80,000 yaşındadır. ABD Fishlake Ulusal Ormanında bulunmaktadır.  İsimleri ise Pando’dur. İsimleri dememim sebebi ise tek bir ağaç gibi görünseler de koloni halinde yaşarlar ve birbirlerinin klonudurlar.

Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?

Ne kadar ağaçlara dışarıdan baktığımızda birbirlerinden bağımsız oldukları yanılsamasına kapılsak da bilimsel gerçekler bunun tam aksini iddia etmektedir. Çünkü ağaçlar, birbirleriyle ticaret yapabiliyorlar, hatta birbirleriyle savaşabiliyor. Son yapılan araştırmalar ışığında bu ilişkileri mantarlarla gerçekleştirdiklerini biliyoruz. Peki mantarlar bunu nasıl sağlıyor?

Dünya’nın Doğal İnterneti: Mantarlar

Toprağa yayılan bir mantarın miselyumu

Çevrebilimci Suzanne Simard, 20 yıl önceki tezi için yaptığı araştırma sırasında ağaçların birbirleriyle iletişimde bulunduklarını, yani birbirleriyle konuştuklarını ve ağaçların bu iletişimi mantarlar aracılığıyla gerçekleştirdiklerini keşfetti. Suzanne bu tezde, Douglas göknarı ve kâğıt huş ağaçlarının miselyum yoluyla aralarında karbon aktarabildiğini göstermiştir. Ayrıca, bitkiler, fosfor ve azot aktarımını da aynı yolla gerçekleştirdiğini de keşfetmiştir. Burada bahsedilen en önemli nokta ise miselyumdur. Mantarların vücutlarında bulunur ve miselyum olarak bilinen ince iplikler sayesinde ağaçlar ve bitkiler arasında iletişimi sağlamaktadır. Yani, bu iplikler farklı bitkileri birbirlerine bağlayan tabiri caizse yer altı internet ağını oluşturmaktadır. Bu ağa verilen genel isim ise wood-wide web, diğer adıyla mikorizal ağdır. Örnek vermek gerekirse bahçenizdeki ağaç, bu yapılar sayesinde birkaç metre uzaktaki bitkiye bağlanmış olabilir.

İletişim yöntemlerine bu kısımdan baktığımızda her şey normalmiş gibi görünüyor, fakat bazı bitkiler ve ağaçlar bu sistemi suistimal ederek birbirlerine saldırabiliyorlar. Ağaçlar bu yeraltı internet ağına (mantar miselyum ağı) bağlanıp, bu ağ üzerinden toksik maddeler yayarak istenmeyen bitkilere zarar vermeye çalışabilirler. Bu genel bilgilerin nasıl keşfedildiğini tarihsel sıra ile inceleyelim.

Doğal Mantar İnternetinin Keşfi: Yapılan İlginç Araştırmalar

ağaçlar nasıl iletişim kurar
Ağaçların İletişimi
  • Bitkilerin yaklaşık %90’ı mantarlarla mutualizm ilişkisi içindedirler. Bu ilişkiye, 19. yüzyıl Alman biyolog Albert Bernard Frank, “mikoriza” adını vermiştir. Bernard Frank, mikorizal ağda bulunan bitkiler, mantarlarla karbonhidrat formunda yiyecek sağladığını keşfetmiştir. Ayrıca, bu yiyeceklere karşılık mantarlar, bitkilerin ihtiyaç duyduğu minerallere ve bazı besinlere kolayca ulaşmalarına aracılık ettiğini ortaya çıkarmıştır. Bu sistemler, ev sahibi bitkinin bağışıklık sistemini güçlendirici davranışlarda bulunduğuna dair kanıtlar elde edilmiştir. Bunun sebebi mantarların savunmasını sağlayan kimyasallar sayesinde bulunduğu yeri korumasından kaynaklanır. Ayrıca, bitkilerin mantarlarla iletişimde bulunması bitkileri ve ağaçları, virüslere karşı daha dirençli hale getirdiği de keşfedilen gerçekler arasında.
  • 1970’li yıllarda Paul Stamets adındaki mantar uzmanının yaptığı araştırmalara göre, ABD Savunma Bakanlığı’nın geliştirdiği internetin ilk versiyonu olan ARPANET’in mikorizal sistemine benzediğini fark etti.
  • İlk kısımda bahsettiğimiz Suzanne Simard, ağaçların nasıl iletişim kurduğuyla ilişkili ilk kanıtlarını 1997 yılında bulmuştur. Bu çalışmasında, yiyecek sıkıntısı çeken fidelerin, daha yaşlı ağaçlardan büyük miktarlarda karbon aldığını ortaya çıkarmıştır. Simard ağaçların bu şekilde kurduğu iletişimden 2011 yılında bir belgeselde şöyle bahsetmiştir:

“Bu bitkiler, Darwin’in kendilerini en güçlünün hayatta kalması için yarışan bireyler olduğunu düşündüğü anlamda gerçekten birey değiller. Aslında birbirleriyle etkileşim halindeler, hayatta kalmalarına yardım etmeye çalışıyorlar.”

  • Fakat bu besin transferlerinin ne düzeyde gerçekleştiği kesin bir şekilde keşfedilememiştir. İngiltere’deki Cardiff Üniversitesi’nden Lynne Boddy, bu konu hakkında şu sözleri dile getirmiştir.

“Bunun olduğunu kesinlikle biliyoruz, ancak daha az net olan, bunun ne ölçüde gerçekleştiği.”

  • Bazı araştırmacılar 2010 yılında, Guangzhou’daki Güney Çin Ziraat Üniversitesi’nden Ren Sen Zeng, bitkilere zararlı mantarlarla bağlandıklarında, misellere komşularını uyaran kimyasal sinyaller yolladıklarını keşfetti. Bu keşifi ise domates bitkileri üzerinde gerçekleştirdiler. Fakat bu gibi koruma mekanizmalarını kullanan tek bitki domatesler değil.
  • 2013 yılında David Johnson ve meslektaşları, bakla fasulyesinin kendilerine yaklaşan tehditleri almak için mantar misellerini de kullandığını gösterdi. Johnson, yaprak bitleri tarafından saldırıya uğramayan bitkilerin de mantar miselleri aracılığıyla kendilerini korumaya başladıkları da bu araştırmalar neticesinde keşfedilmiştir.

Mantar Ağlarının Karanlık Tarafı

Mantar Ağları

Bizim de her gün kullandığımız internet gibi mantar ağlarının da bir karanlık tarafı bulunmaktadır. Hatta sadece internette değil normal yaşantımızda da toksik insanları çokça görebiliriz. Bu insanların değişik versiyonu da bitkilerin ve ağaçların yaşamlarında da bulunmaktadır. Bir ortamda tek başına bulunmak isteyen ağaç ve bitkilerin etrafında bulunan bitkilerle savaşa girişmeleri gibi ya da klorofile sahip olmadığı için kendi besinini üretemeyen bitkilerin, bu ağ sayesinde diğer bitkilerden karbon ve besin çalmaları, mantarların oluşturduğu ağın karanlık tarafına birer örnek olabilir. Ortaya çıkan kötü ilişkileri bitki türleriyle incelemeye devam edelim.

  • Hayalet orkide gibi bitkiler kendi besinlerini üretemezler. Bu yüzden ihtiyaç duydukları besinleri ve mineralleri misel ağı sayesinde diğer bitkilerden çalmaya çalışırlar. Diğer orkide türleri, hayalet orkidenin aksine fazlasına göz dikmez, kendi ihtiyaçlarını görecek miktarda besin çalarlar.
  • Allelopati, akasya, şekerli çilek, Amerikan çınarları ve birkaç Okaliptüs türü etraflarında başka türden bitkilerin yaşamasını istemezler. Yaşamalarını engellemek için değişik kimyasal maddeler salgılarlar. Ayrıca, kendilerini değişik mikroplardan korumak için de aynı mekanizmayı kullanırlar.
  • Amerikan siyah ceviz ağacı, yaprak ve köklerinden jugalone adlı bir kimyasal salgılayarak, temel bitkiler de dahil olmak üzere birçok bitkinin büyümesini ve etraflarında yayılmasını engellemeye çalışırlar.

Yazımı bitirmeden önce bitkilerle yapılmış ilginç bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu araştırma aslında bitkilerin de insanlar gibi duyguları ve hafızası olduğunun adeta bir kanıtı.

Backster Etkisi

1966 yılında, yalan makinesi uzmanı Cleve Backster eğlence amaçlı yalan makinesinin elektrotlarını tropikal bir bitkinin saksısına yerleştirmiş ve yalan makinesinin elektriksel değişimleri ölçebildiğinden dolayı bitkilerde de işe yarayacağını düşünmüştü. Bu tahminden sonra deneyi yapmaya karar vermiş ve ilk önce seçtiği bir bitkiyi sulayarak başlamıştır. Bitkiyi suladığında, normalde galvanometrenin yukarı hareket etmesinin beklerken zikzak çizdiğini gözlemlemiş ve bu işlemde bir hata olduğunu düşünmüştür, fakat gerçekten bir hata var mıydı bunu ileriki denemelerinde daha net görecekti.

ağaçlar nasıl iletişim kurar
Ağaçların Hafızası

Hemen ardından bitkiyi yakmayı denemiş ve bu sırada galvanometrenin bir anda çılgınca hareket ettiğini görmüştür. Bundan dolayı Backster, bitkilerin de düşünebildiğini öne sürdü. Daha sonraki deneylerinde, örneğin bir tehdit esnasında insan ve bitkilerin aynı tepkileri verebileceğini ve galvanometrenin de aynı zikzakları çizeceğini keşfetti.  Ayrıca bitkilerin hafızalarının da olabileceğini deneyleriyle ortaya koymuştur. Bu deneylere bir örnek vermek gerekirse, bir bitki önceden yaprağını kesmiş bir insanın kendisine yaklaştığında makinenin aniden zikzak çizmeye başladığını gördü. Yani, bitkinin o kişinin kendisine yaklaşmakta olduğunu hem hissedebiliyordu hem de o kişiyi hatırlayabildiğini işaret eden bir hafızası olduğunu gösteriyordu. Bir tesadüf eseri hayranlık uyandırıcı bir gerçek daha gün yüzüne çıkmış oldu.

Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?

Ağaçların Gizli Yaşamına Son Bakış

Mantarların oluşturduğu internet benzeri bu yapı, ekolojik yaşamın bizlere verdiği en büyük derslerinden biridir. Bizim için çok değerli olduğunu düşündüğümüz, insan eliyle oluşturulmuş teknoloji ve internetin aslında doğada var olduğunu bilmek bile doğamızı korumamız gerektiğine bir işarettir. Bunlara olan bağlılığımızı keşke doğaya yöneltebilsek ve korumamız gereken şeyin doğamız olduğunun farkına varabilsek. Son olarak, bu iletişim ağı üzerine yapılan daha nice araştırmalar sayesinde ağaçların davranışları ve iletişimleri gelecekte daha iyi anlaşılabilecek ve küresel ısınmadan kaynaklı yaşanabilecek yok olmaları engellenebilmesine yardım edecektir. Sizlerle “Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?” konusunu inceledik. Nice ilginç bilgilere sahip yazılarda görüşmek üzere. “Ağaçlar Nasıl İletişim Kurar?” konusu hakkında daha ileri araştırmalar için isteyenler Ağaçların Gizli Yaşamı adlı kitabı okuyabilirler.

Referanslar: Ağaç İletişimleri, Backster Etkisi , Ağaçlar , Evrim Ağacı ,BBC

Sitemizde yer alan diğer yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Fizikokimya Nedir? Ne İşe Yarar?

Cryosleep Projesi Artık Bir Bilim Kurgu Figürü Değil

Dünya’nın En Derin Noktası Mariana Çukuru

tarafından yazıldı Volkan Mazlum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kişisel Gelişimi Destekleyen Mobil Uygulamalar

İngilizce Öğrenmek İçin Uygulama Önerileri

Meral Menderes İlk Kadın Opera Sanatçısı