Hakkımızda1

Beyin Nedir? Beynimiz Nasıl Çalışır?

Merhaba değerli Gelişen Kariyerim okuyucuları, bugün sizlerle “Beynimiz nasıl çalışır?” konusunu inceleyeceğiz. Beynimiz nasıl çalışır yazımıza geçmeden önce “Beyin nedir ve ne gibi unsurlar içerir?” gibi sorulara cevap aramamız ve incelememiz gerekiyor. İyi okumalar dilerim.

Beyin Nedir?

Beyin
Beyin

Beynimizin, yaptığımız her şeyi yöneten ve belirleyen dev süper bilgisayarlardır. İnsan beyni ortalama 1,5 kilogram ağırlığındadır. Yaklaşık 86 milyar nörona sahiptir ve gri maddeden oluşur. Kraniyal sinirler ve omurilik sayesinde merkezi sinir sistemini kontrol eder ve çevresel sinir sistemini yönetir. İnsan beyninin kütlesinin yaklaşık %76’sını neokorteks (beynin dil ve bilinç ile ilgili olan bölümünü) oluşturur. Ayrıca, beynin işlevleri şunlardır:

  • Duyu organlarından gelen uyarılar değerlendirilir.
  • Problem ve olaylar değerlendirilir, çözüme kavuşturulur.
  • Öğrenme faaliyeti ve hatırlama işlevleri burada gerçekleşir.
  • Acıkma, susama, uyku, uyanıklık faaliyetleri düzenlenir.
  • Kan basıncı ve vücut sıcaklığı düzenlenir.
  • Hormonların salgılanma zamanı belirlenir.

Şimdi ise “Beynimiz nasıl çalışır?” sorusunun cevabı aslında “Düşünme nedir?” ve “Bilinç nedir?” sorularına cevap verdiğimiz zaman kısmen karşımıza çıkacağını düşünüyorum. Çünkü beynimiz düşünce üreterek çalışır. Bu işleyişe istinaden gelin ilk önce bu sorulara yanıt arayalım.

Düşünme Nedir?

Düşünme, sistematik ve rastlantısal gerçekleşen, sonucunda düşünce meydana getiren bir zihinsel süreçtir. Düşünme her türden akıl yürütmenin yanı sıra, sezme veya  şeklinde de tezahür edebilmektedir. Ayrıca, psikolojik açıdan düşünme; daha çok algı ve anlama gücüyle ilişkilendirilmekte, problem çözme ve karar verme bağlamında ele alınmaktadır.  

Bilinç (Zihin) Nedir?

Bilinç, farkındalığın, duygunun, algının ve bilginin merkezi olarak kabul edilen yetidir.  Zihnin kendi içeriklerinin farkında olduğu, içebakış yoluyla bilinen, duyumları, algıları ve anıları ihtiva eden bölümüdür. Bilinç, genel olarak kişisel deneyimlere dayanır. Yaptıklarımızı, düşündüklerimizi ve duygularımızı sorgulayarak, bilinçli bir insan olduğumuzun farkına varabiliriz. Bu yüzden bilinçten, “farkında olmak, farkındalık” olarak bahsedebiliriz.

Bilinç Nedir
Bilinç Nedir

Zihin, bilinç akışı olarak da tanımlanabilir ve zihni beyin hücrelerinin bağlantısallığı üretir. Bu bağlantısallık sayesinde her insan farklı yapıda zihne sahiptir. İlaveten, Prof. Dr. Türker Kılıç’a göre zihin dilden bağımsızdır. Bunu, şu örnek ile açıklamaktadır: Yaptıkları araştırmalarda, araştırmada bulunan çocukların iki hemisferi bağlayan köprü kesilir. Çocuklar sınava sokulur ve sınav anında çocukların sadece görme alanının sağ bölgesine düşecek şekilde “Annen seni dışarda bekliyor.” mesajı gönderilir. Bunun sonucunda bütün çocuklar sınavı terk eder. Çocuklara “Neden sınavı terk ettin?” sorusu sorulduğunda, bütün çocuklar gerçek yerine başka bahaneler bulduğu görülmüştür. Araştırmaya göre bunun sebebi ise, sol tarafta bulunan konuşma merkezi ile sağ tarafta mesaj düşürülen alan iletişime geçemiyor, yani bilgi aktarılamıyor. Buna rağmen beyin, gönderilen bilgiye en yakın yalanı, bu cümleyi simgeleyen farklı bir imgeyi bulmaya çalışıyor. Bu yüzden beyin dilden bağımsız olduğu ortaya çıkmıştır.

Aslında kelimeler anlamlarına göre beynimizde farklı yerler edinir. Yazım şekillerine göre değil. Örneğin, yüz, para anlamındaysa farklı bir yerde, insan suratı anlamındaysa farklı bir yerde yer alır. Bu da her yeni düşünceye göre kendi beynimizi şekillendirebileceğimiz anlamına gelebilir.

Beynimiz Nasıl Çalışır?

Beynimiz, temel olarak elektrokimyasal iletişimler sayesinde nöronlar arasında bilgi aktarımı yaparak çalışır. Bu bilgi aktarımları ise kromozom birleşimleri sırasında gerçekleşir. Kromozom birleşmesi esnasında nöronlar birbirleri ile iletişim kurarlar. Bu işlemler milisaniye gibi çok kısa bir süre içinde gerçekleşir. Algılama, anlama gibi işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için bu nöronların işbirliğiyle çalışması gerekir. Bu sayede binlerce girdi beynimiz tarafından işlenir ve yaşanan olayları algılamamızı sağlayan çıktılara ulaşabiliriz. Bu yüzden beynimiz tıpkı vücudumuzu (bir televiyona bağlarmışçasına) zihnimize bağlayan büyük bir kablo işlevi görür. Peki beynimiz nasıl gelişir?

Beynimiz Nasıl Gelişir?

İnsan beyninin gelişimi embriyo iken başlar ve gençlik döneminin sonlarına kadar devam eder. Yapılan araştırmalar sonucunda doğum öncesinde dakikada 250.000’e kadar beyin hücresi üretilebilir. Normalde bebeğin beyni, doğumda ihtiyaç duyduğu tüm sinir hücrelerine sahiptir, ancak yine de bu hücrelerin birbirleriyle bağlantı kurması gerekir. Bu bağlar, ilk iki yıl boyunca genetik materyal yoluyla gerçekleşir, fakat bu oluşan bağlar en çok da çevrenin etkisiyle değişir ve gelişirler.

Asıl gelişim ise konnektomumuzda gerçekleşir. Hadi şimdi de sizin de en çok merak ettiğinizi düşündüğüm “Konnektom nedir?” ve “Beynimiz nasıl zihin üretiyor?” kısmına geçiş yapalım.

Beyin Nasıl Zihin Üretir?

Zihin-beyin ilişkisi geçmişten günümüze kadar gelmiş en eski ve en zorlu felsefi ve bilimsel sorulardan biridir. Felsefik olarak bu durum hakkında iki uç düşünce vardır. Biri materyalistlere aittir. Materyalistler, bir yandan zihnin maddi ya da fiziksel bir süreç, beyin işlevinin bir ürünü olduğunu söylüyor. Materyalist olmayan görüşlere göre zihin beyinden farklı bir şeydir ve beynin ötesinde de var olabilir. Her iki durum da Antik Yunan dönemine dayanır. Örneğin, Demokritos her şey atomlardan oluştuğunu ve her düşünce kendi fiziksel hareket etmesinden kaynaklanan fikrini savundu. Aslında bilim insanları ve filozoflar bu soruya çözüm bulmaktan uzaktır. Fakat günümüzde bazı önemli bilgilere ulaşılmıştır. Hadi şimdi bu konuyu bilimsel olarak inceleyelim.

Beyin, 2^100 milyar bilgi kalıbı ve bilinç üretebilen bir bilgi işleme sistemidir. Beynimiz, günümüzde artık böyle tanımlanmaktadır. Sadece yaşamsal işlevleri değil, insanların bilgi üretmesi, düşünmesi gibi özelliklerde de parmağı bulunmaktadır. Ayrıca, insan beyni, nöronlardan oluşur. Nöronlar, bir düşünme anında ya da öğrenme anında artar. Artarken de başka nöronlar ile karşılıklı gelerek sinaps yaparlar ve bilgi aktarımını sağlarlar. Bu işlemlerle birlikte beyinde bir sinirsel ağ oluştururlar. Bunları suda yüzen (Beynin çoğu kısmı sudan oluşur.) ve birbirlerine dokunmayan (Diğer dokulardan temel farkı budur.) milyarlarca yılan gibi düşünebilirsiniz. Bu sinirsel ağ, kendi tecrübelerimiz veya öğrendiklerimiz ile şekillenir. Herkesin kendine özgü sinirsel ağı olabilir, tek yumurta ikizlerinin bile. Bu ağa konnektom denir. Bizi biz yapan da budur.

Konnektom Nedir?

Konnektom
Konnektom

Konnektom (nörozihin), beyindeki tüm sinirlerin ve sinirlerin oluşturduğu fonksiyonel bölgelerin birbirleri ile kurduğu bağları açıklayan terimdir. Zihinle beyin arasındaki bir arayüzdür. Bunu beynin kablolanmış olmasına benzetebiliriz. Konnektom, günümüzde fMRI tekniği ile ortaya çıkarılmaktadır. Asıl istediğimiz noktaya gelirsek, beynimizin zihin oluşturması da bu ağa bağlıdır. Her şeyimiz, anılarımız ve bunun gibi şeylerin hepsi bu ağda bulunur. Çünkü beynimiz bilgi işlem kapasitesi olan ve bunun için enformasyon ağlarını kullanan bir yapıdır. Bu enformasyon ağları da konnektomlardır.

Bilgi işleyen her bağlantısallık zekâ üretir ve beyindeki nöronların miktarı ve yaptıkları bağlantı çeşitliliği zekayı arttırır. Bu da konnektomların gelişmesine yardımcı olur. Beynin geniş bir zihin oluşturması eğitimle sağlanabilir. Çünkü beynimiz ne kadar çeşitli bilgiyi işleyebiliyorsa ne kadar farklı düşünce yapılarına maruz kalırsa o ölçüde zengin zihin yapısına sahip olabilir. Temelinde genlere bağlı olsa da eğitim ile çok ileriye götürülebilir. Son olarak söylemek gerekirse, beyin konnektom aracılığıyla zihin üretebilmektedir. Bu da nöronlar ve sinapslar sayesinde gerçekleşmektedir. Aslında her şey temelinde bağlantısallık sayesinde oluşmaktadır; zihin, konnektom…

Nörobilimci Sebastian Seung bu konudan şöyle bahsetmektedir:

Projenin sonunda (İnsan konnektom projesi) beynimizin haritasını tamamen çıkarırsak fikirlerimizi, anılarımızı saklayabiliriz.

Teorik fizikçi Michio Kaku ise şöyle düşünmektedir.

Konnektomu çalıştırabilen bir aygıtı ışık hızıyla uzaya gönderip evreni keşfedebileceğiz.

Sonuç olarak zihnimizi kendimiz şekillendiririz. Bu geliştirmenin temeli de eğitimdir. Eğitim olmadan, beynimiz boşa harcanan bir et yığınından farkı kalmaz. Bunu bilip, görerek kendimizi konnektomumuzu geliştirmeye adamalıyız. Coğrafyamız kaderimiz değil, kaderimiz tecrübelerimiz ve yaptıklarımızdır.

“Bilimin temeli, dünyayı değiştirebileceğimize olan umuttur.”

Prof. Dr. Türker Kılıç

Beynimiz nasıl çalışır?” sorusuna yaptığım araştırmalar ve kendi bilgim çerçevesinde cevap vermeye çalıştım. Umarım yararlı olmuştur. Sağlıkla ve mutlulukla kalın.

Referans: Wikipedi ,Konnektom ,Türker Kılıç , Zihin

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu