Hakkımızda1

Bilime Yön Veren Kadınlar Kimlerdir?

Merhaba değerli okurlarım, isimlerini gerçek hayatta çok duymasak da onlar bizim kadın kahramanlarımızdır. Bu yazımda sizlerle bilime yön veren kadınlar hakkında kısaca bahsedeceğim.

Dünyamız onların sayesinde daha da kolaylaştı. Üstelik çeşitli alan da ileriye giderek teknoloji, bilim, biyoloji, fizyoloji vb. birçok dal da gelişti. Kısacası bilime yön veren kadınlar ile birlikte hayatımızda çok fazla başarıya imzalar attık. Hepimiz Newton’u Einstein’ı tanıyoruz. Peki ya Barre Sinouissi’yi,  Valentina Tereshkova’yı tanıyor muyuz?

Hadi gelin hep birlikte bilime yön veren kadınların hayatlarına ve çalışmalarına bir göz atalım…

“Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.”

-Mustafa Kemal ATATÜRK

Bilim Uğruna Hayatını Kaybeden Kadın: Madam Curie

İki kez Nobel ödülüne hak kazanan Marie Sklodowska Cruie, Fransız asıllı fizikçi ve kimyagerdir. Bilime yön veren kadınlardan biri olan Curie, radyoaktivite alanında büyük başarılara imza atmıştır. Curie, polonyum ve radyum elementlerini keşfetmiştir. Ayrıca Uranyum elementiyle radyoaktiviteyi bulmuştur. Aynı zamanda toryumun da radyoaktif özelliğini de keşfetmiştir ve radyum elementini ayrıştırmıştır. Üstelik çalışmaları ile büyük ses getiren Madam Curie, Nobel ödülünü alan ilk kadındır. Aynı zamanda bu alanda iki kere ödül alan ilk bilim insanı olmuştur. 1903 yılında Nobel fizik ödülünü, 1911 yılında Nobel kimya ödülüne sahip olmuştur. 1934 yılında fazla radyasyona maruz kaldığı için kan kanseri olmuştur ve hayata gözlerini yummuştur. O günden sonra Madam Curie, “bilim uğruna ölen kadın” olarak anılmıştır.

İlk Bilgisayar Programcısı: Ada Lovelace

Dünyanın ilk bilgisayar programcısı Augusta Ada Byron, İngiliz asıllı matematikçi ve yazardır. Genellikle Ada Lovelace ismini kullanmıştır. Cambridge Üniversitesi matematik profesörü Charles Babbage “analitik bilgisayarı” üzerine yayınlanan İtalyanca bir yazıyı İngilizce’ye çevirdi. Bunun yanında çevirirken kendi notlarını da ekleyerek 1843’te bu yazıyı yayımladı. Ada Lovelace eklediği notlar arasında analitik bilgisayar üzerinden Bernouilli’nin sayılarında hesaplama yapılabileceğini anlattı. Bundan dolayı Bilim insanları bu yöntemi bir bilgisayar programı olarak kabul etti. Ve Ada Lovalace ilk bilgisayar programcısı unvanını aldı. Bununla birlikte Lovalace, İngiltere de kadınların bilimsel araştırmalara izin verilmediği için A.A.B. adıyla bilgisayar üzerine bilimsel bir dergide akademik makaleler yayımlayarak ilk bilgisayar alanında makale yayımlayan kadın oldu.

HIV Virüsünü Tanımlayan Bilim İnsanı: Barre-Sinoussi

Bilime yön veren kadınlarımızdan biri de şüphesiz Françoise Barre-Sinoussi’dir. Kendisi ünlü Fransız virologlardandır. Paris’te Insitut Pasteur’de Retroviral enfeksiyonlar düzenleme biriminde direktördür. AIDS hastalığına sebep olan etkenleri araştırmak için bir araştırma grubu içinde yer almıştır. Ve bir virüsü keşfetti. İnsanların bağışıklık sistemini çökerten “human immunodeficiency virüs (insan bağışıklık eksikliği virüsü)” yani baş harfleriyle HIV virüsünü ortaya koydu. HIV virüsünün AIDS hastalığını ortaya çıkardığını tanımladı. 2008 yılında patronu Luc Montagnier ile Nobel fizyoloji ve tıp ödülünü paylaştı.

Uzaya Çıkan İlk Kadın: Valentina Tereshkova

Valentina Vladimirovna Tereshkova, uzaya çıkan ve uzayda 36 saat geçiren ilk kadın astronot ve sivil. Sovyet uzay araştırmaları birimi, 1961 de Yuri Gagarin’i uzaya göndermesinden sonra kadın astronotların uzay uçuşunda fiziksel ve ruhsal tepkilerini ölçmek için uzaya kadın göndermeye karar verdi. 400 kadın başvurulardan finale 5 kişi kalmıştı. Paraşüt yeteneği ve sosyalist kişiliği ile Valentina Tereshkova seçildi. Zorlu eğitimlerden sonra 2 metre genişliğinde olan sadece oturarak Vostok 6 uzay aracı ile 16 Haziran 1963 tarihinde Baikonur’dan uzaya fırlatıldı. Valentina 3 güne yakın bir sürede dünyanın etrafını 48 kez dolaştı. Dünyaya dönüşünde bir aksilik yaşandı ve yerden 6,5 km uzaklıkta kapsülünden atladı. Yere 3 km kala paraşütünü açarak 19 Haziran 1963’te güvenli bir şekilde inişini sağladı. Valentina aynı zamanda soğuk savaş dönemlerindeki cinsiyet eşitsizliklerine rağmen bir ikon haline gelmişti. Kremlin sarayında ağırlandı ve Altın yıldız madalyasıyla onurlandırıldı. Tereshkova Sovyetler biriminin kahramanı oldu. Valentina Tereskova şu an Rusya meclisinde görevini yerine getiriyor.

Nörobiyolojinin Kraliçesi: Rita Levi-Montalcini

Bilime yön veren kadınlardan biri de şüphesiz Rita Levi-Montalcini’dir. İtalyan asıllı nörolog Levi-Montalcini, 1952 yılında çeşitli araştırmalar yaparak hızlı bir şekilde hareket eden ve büyüyen kanserli hücrelerden Sinir Büyüme Etkenini izole etti. Yaptığı bu çalışma beyin hastalıklarına, tedavisi zor olan Alzheimer hastalığına da ışık tutacaktı. Bu buluşunun ardından Doktor Stanley Cohen ile birlikte farklı hızlandırıcı sinir büyüme faktörlerini de izole ettiler. Rita Levi-Montalcini, 1986 yılında Nobel Tıp ödülüne layık görüldü. Rita hayatı boyunca hep bilimden yanaydı ve asla vazgeçmedi. Üstelik aynı dönemler de palmitoylethanolamide denilen bir mast hücre düzenleyici ve vücuda salgı salgılayan bir madde keşfetti. Bu keşfi beyin de oluşan iltihapları önleyecekti.

Ünlü Sitogenetikçi Barbara McClintock

Dünyanın en önemli sitogenetikçilerinden Amerikalı bilim insanı Barbara McClintock, Cornell Üniversitesin de doktorasını tamamladı. Hayatını genetik bilimine adayan McClintock, kromozomlar ve mısır bitkisinin genetiği hakkında araştırmalar yaptı ve ilk kez mısır bitkisinin genetik haritasını çıkardı. Mısır bitkisinin transpozolarını (kromozomların üzerine sıçrayan bazı elementler) keşfettiği için 1983 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp ödülü aldı. Ayrıca Nobel Fizyoloji veya Tıp ödülünü bir başkasıyla paylaşmayan ilk kadın bilim insanıdır.

Hızlı Kanser Teşhisi Mucidi: Naşide Gözde Durmuş

Orta Doğu Teknik Üniversitesinde Biyomedikal Mühendisliği Lisans eğitimini tamamlayarak, doktorasını yapmak üzere Stanford Üniversitesine burslu olarak giriş yapmıştır. Biyomühendis Durmuş, şu an çalışma hayatını Harvard ve Brown üniversitelerinde sürdürmektedir. Hayatını kanser tedavileri ve antibiyotik dirençleri gibi tehdit oluşturan sağlık sorunlarına çözüm aramak için adamıştır. Üstelik Naşide Gözde Durmuş, şu an 2 dakika için de kanser teşhisi koyan bir araç yapmak için çalışmalar yapıyor. Üstelik bu araç sadece 1 dolar olabileceğini de söylemiştir. Ayrıca Durmuş, MIT Technology Review dergisinin “35 Yaş Altı Yenilikçiler Listesi’nde” Tıp ve Biyoloji dalında 35 liderden biri seçilmiştir.

Teknoloji Dehası: Canan Dağdeviren

2007’de Hacettepe Üniversitesi Fizik Bölümü lisansını tamamladı ve 2009’da Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde yüksek lisans yaptı. UIUC’da doktorasını tamamlarken, esnek, katlanabilen ve giyilebilen, deri üstüne monte edilebilen teknolojiler üzerinde çalışmalar yaptı. Bu süreçte pilsiz çalışabilen ve giyilebilir bir kalp çipi yapmayı başardı ve aynı zamanda cilt kanserini teşhis eden bir alet gelişirdi. Canan Dağdeviren, Forbes’in 30 Yaş Altı Bilim İnsanı listesinde yer aldı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu