Hakkımızda1

Çernobil Felaketi Nedir?

Merhaba Sevgili Gelişen Kariyerim Okuyucuları, yaşanan can kayıpları, bölgeden tahliye edilen binlerce insan, kanser vakalarındaki dramatik artış ve çevre ülkelere olası etkileriyle Çernobil felaketi, etkileriyle uzun süre hafızalardan silinemeyen olaylardan biri olmuştur. Dünya tarihinde tanık olunan en büyük ve en yıkıcı nükleer kazaların başında gelen Çernobil felaketini yakından inceleyelim.

Çernobil Nükleer Santrali

Tarihler 26 Nisan 1986’ya geldiğinde Sovyetler Birliği yönetimine bağlı Ukrayna’nın Çernobil kentinde korkunç bir patlama yaşandı. Patlamanın gerçekleştiği dördüncü santral yıllardır faaliyetteydi fakat yapımına 1970’te başlanan santralin iki reaktörünün inşası ve test çalışmaları devam ediyordu. Nitekim insanlık tarihinde büyük bir iz bırakan bu facia bir deney sırasında meydana geldi. Enerjinin kontrollü şekillerde ortaya çıkarıldığı ve yeniden üretildiği reaktörlerin birinde deney yapılmak üzere güvenlik sistemi devre dışı bırakıldı. Türbinlerin ne kadar süreyle ana mekanizmaya güç sağlayacağının saptanabilmesi adına gerçekleşen deney başarısızlıkla sonuçlandı ve reaktörün taşıdığı radyasyonun yaklaşık %25’i çevreye yayıldı. Patlamanın etkisiyle santralde görevli 31 kişi öldü. Ancak daha sonra Türkiye’nin de içinde bulunduğu yakın coğrafya, etkisi uzun yıllar devam edecek bir felaketle karşı karşıya kaldı. Zaman içinde durumu kontrol altına almak için mücadele eden Çernobil çalışanlarının sayısı 600.000’e ulaştı. Kuzeyden esen rüzgârın radyoaktiviteyi İskandinav ülkelerine ulaştırması sonucu İsveçli uzmanlar normalin üzerinde salınım tespit ettiler. Patlamanın dünyada ses getirmesi ile Doğu Bloğu ağır bir yara almış oldu.

Reaktör Nasıl Patladı?

Elektriği üreten nükleer reaktivitenin artış ve azalışının dengelenmesi nükleer santraller için hayati bir öneme sahiptir. Uranyum atomları parçalandıkça ve çarpıştıkça reaktivite artar, dengelenmediğinde doğası gereği hiç azalmaz ve sürekli artış gösterirler. Reaktiviteyi düşürmek için boron kontrol rodlar, soğuk su ve pozitif sıcaklık katsayısı gibi unsurlar kullanılır. Uranyumun parçalanmasıyla ortaya çıkan xenon elementi ise reaktiviteyi düşüren bir başka dengeleyici unsurdur. Patlamanın ortaya çıktığı 4. reaktörün gecikmeden dolayı uzun saatler yarı güçte çalıştırılması sonucu xenon yok edilemeden çekirdeği zehirlemiş ve denge kaybolmaya başlamıştı. Xenon halen üretilmeye devam ediyor fakat yakılmıyordu. Sistemin freni durumundaki kontrol çubuklarının tasfiyesi ve test amaçlı güvenlik sisteminin devre dışı bırakılmış olması büyük bir felakete yol açtı. Reaktörde uranyum reaktivitesini dengeleyecek tüm unsurlar yok olduğunda santral nükleer bir bombaya dönüştü ve patlaması artık kaçınılmazdı.

Suçlu Kim?

Patlamanın ardından yürütülen tüm çalışmalar, kazanın hem ihmal hem arıza hem de tasarım hatalarından kaynaklandığına işaret ediyor. Normal şartlarda reaktörler, atomu parçalayan nötronları radyasyon saçmadan durduran ağır su havuzuna yerleştirilirler fakat ağır suyun yüksek maliyetinden dolayı Çernobil reaktörlerinde ağır su yerine normal su kullanıyordu. Sovyetler Birliği 1982’den itibaren elektrik kesintisi sırasında devreye giren türbin testini iki kez hayata geçirmesine karşın başarısız olmuş ve üçüncü testin başarısı konusunda var olan idari baskılar test güvenliğinin ihlaline yol açmıştı. Bunun sonucunda Baş Makinist Yardımcısı Anatoly Dyatlov, güvenlik önlemleri tamamlanmadan tüm riskleri göze alarak türbin testinin yapılması emrini verdi. Felaketin ardından patlayıcı madde içeren işletmelerde cezai yanlış yönetim suçundan hüküm giyen Dyatlov 10 yıl hapis cezası aldı. Dyatlov tüm santralin başmühendis yardımcısıydı, sorumluluğun yüklenebileceği en olası kişiydi ve bir nevi günah keçisi seçildi fakat asıl suçlu kimdi? KGB’nin reaktör tasarımını devlet sırrı adı altında santral çalışanlarından bile saklaması, bürokratik yönetimde şeffaflığın ve demokrasinin neden önemli olduğu sorusunun cevabını veriyor.

Radyasyonun Etkileri

Patlama sonucu tahmini 14×1018 Bq dozluk reaktivite çevreye yayılmış, on gün boyunca devam eden yangınlar ve kuzeyden esen  rüzgâr havayı kirleterek salınımı Ukrayna, Beyaz Rusya, Rusya ile İskandinavya ve Avrupa’nın belirli bölümlerine iletmiştir. 30 kilometrelik santral çapı belirlenerek 135.000 insan bölgeden tahliye edilmiş, besin maddeleri başka bölgelerden getirilmiştir. Reaktörün kontrol altına alınması için çalışan itfaiyeciler, madenciler, santral personelleri ve tasfiye memurları öldürücü düzeyde radyasyona maruz kalmışlardır. Yapılan araştırmalara göre salınan radyoaktivitenin Hiroşima’ya atılan atom bombasından yüzlerce kat daha büyük olduğu tahmin edilmektedir.

Açıklanan Veriler

Radyasyonun uzun dönem etkilerine bakacak olursak, yetkililerin açıkladığı sayılara göre tasfiye memurlarının %90’ı sakatlandı ve ortalamanın çok üzerinde farklı formlarda kanser, lösemi ve nörolojik hastalıklara yakalandılar. Sayıları 5000’e yaklaşan bebek ölümleri gerçekleşti ve 100.000 civarı düşük gerçekleştiği sonucuna varıldı. Çernobil sonrası Avrupa’da dahi ölü doğum oranları dramatik şekilde artmıştır. UNSCEAR’a göre Çernobil bölgesinde 12.000 ile 83.000 arası çocuk deformelerle doğmuştur ve dünya çapında yaklaşık 30.000 ile 207.000 Çernobil ile bağlantılı genetik hasarlı çocuk vardır. Reaktör felaketinden 25 yıl sonra yapılan araştırmalar sonucu kanser ve diğer hastalıkların artış oranlarının benzer seviyelerde devam etmesi felaketin sonuçlarının ne denli büyük olduğunu kanıtlamıştır. Çernobil felaketi sona ermekten çok uzak görünmekte ve pek çok etki gelecek iki veya üç kuşak boyunca devam edecek gibi görünmektedir. 

Sonuç olarak Çernobil dünyayı değiştirdi, nükleer enerjinin kullanımının tehlikelerine dair birçok endişe ve kaygıyı beraberinde getirdi. Batı bloğu doğuya karşı ağır bir koz elde ederken bugün hâlâ Sovyetlerin çöküşünde Çernobil etkisi araştırılmaya devam ediyor. Çernobil’in sadece çevresel değil ekonomik, politik ve sosyal pek çok perspektifi var. Felaketten önce ve sonra KGB‘nin devlet sırrı olarak nitelediği önemli bilgileri gizlemesi, idari yönetimin şeffaf olmayan, antidemokratik süreç yönetimi, polis devletlerinde insan hayatının nasıl riske atıldığı konusunda önemli ipuçlar barındırıyor.

Referanslar : Chernobyl Accident 1986 , Çernobil Nükleer Santral Kazası , Çernobil’in İnsan Sağlığına Etkileri

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu