Gündem

CRISPR-CAS9 Yöntemi Nedir?

CRISPR-CAS9 YÖNTEMİ adını duyurduğu ilk yıllarda bilim dünyasını büyük bir heyecana sürüklemiş ve haklı olarak da büyük heyecanını geçtiğimiz günlerde Nobel Ödülüyle taçlandırmıştı. Nobel kimya ödülünün bu yılki sahipleri iki Kadın bilim insanımız Emanuelle Charpentier ve Jennifer Doudna DNA üzerinde CRISPR-CAS9 YÖNTEMİ ile yaptıkları çalışmadan ötürü Nobel Kimya Ödülünü almaya hak kazandılar. Bir şeyi fark ettiniz mi, bilmiyorum ama Aziz Sancar da DNA üzerinde yaptığı çalışmalar sayesinde bu ödülü almıştı.

CRISPR-CAS9 YÖNTEMİ

CRISPR-CAS9 yöntemini keşfeden bilim insanları

DNA’nın önemine dikkat çekilen bu ödüller, aslında bize geleceğin genetik kodlar üzerinden inşa edileceği bilgisini veriyor gibi, değil mi? Hadi gelin, biz de biraz DNA ve CRISPR-CAS9 yöntemini tanıyalım. Kafamızda şekillenmesi için basit bir fermuarı düşünebiliriz. Ve fermuarın her iki tarafının da bizlerin genetik kodunu oluşturan toplam dört tane bazdan oluştuğunu hayal edelim (Adenin, Timin, Guanin, Citozin). Bu dört tane bazın, fermuarın iki ayrı tarafından karşı karşıya geldiğini düşünelim. Ve; A=T, G=C‘le karşılaşır.

İşte bu dört tane bazın, birbirini tekrarlayan farklı kombinasyonlar oluşturması sayesinde saç rengi, göz rengi gibi karakterler oluşur. Böyle binlerce genin bir araya gelmesi ile DNA’mız oluşur. Genel olarak DNA’nın bu diziliş şekli sarmal formundadır. DNA’nın bu sarmal yapılı haline CRISPR denir. Yani; Clustured Regularly Interspaced Palindromic Repeats, Düzenli aralıklarla bölünmüş palindromik tekrar kümeleri.

CRISPR-CAS9 YÖNTEMİ
DNA

NOBEL ÖDÜLÜNÜ ALAN YÖNTEM

CRISPR-CAS9, ise DNA dizilimini karşıdan izleyen ve aslında enzim olan bir araçtır, bir makas gibi düşünebiliriz. Fermuarımızın bozulduğunu düşünelim, makası elimize alıp fermuarın bozulduğu kısmı kesip fermuara uygun olan bir parça yerleştirip onu istediğimiz gibi düzeltebiliriz. DNA’mızı uzunca bir fermuar gibi düşünürsek eğer; hatalı kodlanan bir geni CRISPR-CAS9 yöntemiyle kesip yerine, hatalı olmayan başka bir geni yerleştirebiliriz.

Bilim Dünyasını heyecanlandıran kısım ise tam olarak burada başlıyor. CRISPR-CAS9 yöntemiyle istedikleri yapıda Süper İnsan yetiştirebilirler mi? Mesela, her ikisi de kısa boylu olan anne ve babanın, uzun boylu bir çocuğu olabilir mi? Ya da renk körlüğü hastalığı bakımından taşıyıcı olan bir anne ve babanın sağlıklı çocuğu olabilir mi? Hadi biraz daha ileri gidelim, zeki, süper güçlü insanlar istek üzerine oluşturulabilir miyiz? Kahverengi gözlü, sarışın, kısa boylu, hastalık geni taşıyan bir anne; hamile kalmadan önce doktora gidip yeşil gözlü, esmer tenli, hastalık geni taşımayan bir çocuk siparişi verebilir mi? Neden olmasın, belki birkaç yıla olağan bir duruma dönüşebilir.

CRISPR-CAS9 YÖNTEMİ

PEKİ ETİK OLARAK DOĞRU MU?

Sipariş üzere üretilen yeni bir nesil mi, hasta olmayan bir nesil mi? CRISPR-CAS9 yöntemi, aslında ilk düşündüğümüzde kulağa hoş gelse de beraberinde pek çok soruyu da akıllara getiriyor. Bunların en başında gelen soru da şu: ETİK olarak ne kadar doğru? Bana göre göreceli bir soru. O yüzden cevabını size bırakıyorum. Yorum kısmına yazarsanız okumayı çok isterim. Diğer bir soru ise ya kendi sonumuzu kendimiz hazırlıyorsak ya oluşturacağımız süper insanlar, aklımızın dahi alamayacağı bir durdurulmazlığa ulaşırsa…

Akıllara, Platon’un Mağara İdeasının gelmesini istiyorum. Kendi gölgelerinden korkan ve sırtını gerçeğe dönen insanlar benzetmesi gibi. Gerçek olandan, yani bilimin dinamikliğinden kaçıp sırtımızı mı dönmeliyiz, yoksa CRISPR-CAS9 Yöntemini fırsat bilip korkularımızın üstüne gidip kabuğumuzdan sıyrılıp aydınlığa mı yürümeliyiz? Bence, her ne olursa olsun, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı gerçeğidir. Çünkü CRISPR-CAS9 ile birlikte her şeyin olmasa bile birçok şeyin anahtarını elimize aldık. Hiç şüphe yok ki eninde sonunda, kilit de bulunacaktır.

CRISPR-CAS9 YÖNTEMİ

Evet Sevgili Okuyucular, bütün bu gelişmelere ayak uydurabilirsek ne güzel. Çünkü diğer durumlarda adımızın tozlu raflara kaldırılmayacağının temini yok. Son olarak size, yazımı daha iyi pekiştireceğini düşündüğüm GATTACA filmine göz atmanızı tavsiye ederim. SAĞLIKLA KALIN.

REFERANSLAR: Wikipedia, YouTube, Barış Özcan

NLP Nedir?

DNA Bilgisayarları Nedir?

Przewalski Atı: Klonlanan İlk At

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Yazıyı çok beğendim. Genç yazarımın başarısını kutluyor, aydınlık bir gelecek diliyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu