Hakkımızda1

İletişim İpuçları Konuşmada Etkili İletişim

Merhaba sevgili Gelişen Kariyerim okuyucuları, bu yazımda sizlere “Etkili İletişim İpuçları: Tanışmada Etkili İletişim” yazımın devamı olan “Konuşmada Etkili İletişim” den bahsedeceğim.

Kişiler arası iletişimde bunun iletişim sayılabilmesi için 3 koşul aranır. Bunlar;

İletişimin yüz yüze gerçekleştirilmesi.

Mesaj alışverişinin olması.

İletişimin sözsüz veya sözlü olması.

Sözlü İletişim Nedir?

İletişim şemamıza göre “Sözlü İletişim” in dil ve dil ötesi kavramlarını biraz daha inceleyelim.

iletişim çeşitleri

Dil ile iletişim; kişinin ne söylediğidir.

Dil ötesi iletişim; kişinin nasıl söylediği ile ilgilidir.

Dil ötesi iletişimde ses tonu, sesin hızı, şiddeti, vurgular, duraklamalar önemsenir.

Sözlü iletişim, en yaygın kullanılan, bilgi, duygu ve düşüncelerini kelimelerle ifade ettikleri iletişim şeklidir. Karşılıklı konuşmalar, tartışmalar, paylaşımlar vb. sözlü iletişim sınıfında değerlendirilir.

Kişiler arası iletişimde mesajlar, doğru ifadeler ve doğru metotlarla aktarılmadığı ve dilin özellikleri etkin olarak kullanılmadığı müddetçe kolaylıkla kişilerin birbirlerini yanlış anlamalarına yol açabilir. Bunun için dikkat edilmesi gereken birkaç ipucundan bahsedeceğim.

Konuşmada Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar:

  • Ses gerektiği zamanlarda yüksek veya alçak tutulmalıdır. Mırıldanır gibi ya da bağırarak konuşmaktan kaçınılması gerekir.
  • Açık ve net konuşulmalı, kelimeler doğru telaffuz edilmeli, söylenilmesi gerekenlerin anlaşılır olmasına dikkat edilmesi gerekir.
  • Dinleyenlerin sosyal ve kültürel seviyeleri göz önüne alınarak bir konuşma gerçekleştirilmelidir.
  • Konuşma yerinde ve zamanında bitirilmeli, gereksiz ifadelerden kaçınılmalıdır.
  • Sözleri kişiselleştirmeden ve kargaşa yaratmaya çalışmadan konuşulmalıdır.
  • Ne çok hızlı ne de çok ağır konuşmamak gerekir. Ölçülü ve konuşurken dinleyenlerin düşünmesine fırsat tanıyarak, dinleyicileri yormayan bir konuşma yapılmalıdır.

Konuşmada Etkili İletişim İpuçları

Sözlü iletişimin gerektirdiklerinden olan dil; kişinin bilgi ve birikimlerine hitap eder. Dil ötesi işlevde konuşmanın ne kadar cezbedici olmasına dikkat edilse bile konuşma gerekli bilgileri içermiyorsa boş bir konuşma olur. Dil ve dil ötesi işlevlerinizi güçlendirmek için sizlere birkaç yardımcı adımdan bahsedeceğim. Özellikle büyük bir kitleye hitap edecekseniz konuşmanızda size katkısı olacak alıştırmaları yapmanızda fayda var. Bunun için bir konferans salonunda yapacağınız konuşma senaryosu üzerinden bu durumu inceleyelim.

Ön hazırlık yapın!

İletişim

Yapacağınız konuşma için ön hazırlık yapmak çok önemlidir. Bu hazırlıkların içinde öncelikli olarak konuşmanız için doğru bilgi ve stratejileri araştırmalısınız. Yapacağınız konuşmanın içeriği hitap edeceğiniz kitleye göre şekillenmeli ve konuşma süresi uzun olmayacak şekilde (en uygun 15 dakika, gerektirdiği durumlarda 1 saate kadar) olmalıdır.

Konuşmanızı tanıyın!

Konuşmanızdaki içeriğe ne kadar hakim olduğunuz önemlidir. Size yöneltilebilecek sorulara karşın uygun cevabı önceden cevaplayabilir konumda olmalısınız.

Ezberden kaçının!

Ezberlemeyin, fakat konuşmanızı ezbere söyleyebilecek kadar iyi bilin. Yanınızda hatırlatıcı ufak notlar taşıyabilirsiniz lakin sürekli notlara bakmak dinleyicinin dikkatini dağıtır ve konuşmanıza olan güvenini sarsar.

Tekrar edin.

Ayna karşısında veya birkaç arkadaşınıza önceden sesli yaptığınız konuşmalar konuşma esnasındaki heyecanı ve kekelemeyi en alt düzeye getirir. Yeterince dil egzersizi yaptıysanız bu tür problemlerle hiç karşılaşmazsınız. Doğru telaffuz için ağzınızda kalem tutarken kelimeleri söylemeye çalışarak egzersiz yapabilirsiniz. Bu, dil kaslarınızı kuvvetlendirecektir.

Sakin olun.

Heyecanlanmak doğamızda var. Usta oyuncular, en iyi konuşmacılar bile heyecanlanır. Bu konuşmanıza verdiğiniz özverinin temsilidir. Heyecanlanmak ayrıca önemsemektir. Siz konuşmanıza ve kendinize ne kadar çok güvenirseniz heyecan, yaşattığı tatlı bir duygu olarak kalır.

Ağırbaşlı olun.

Etkin konuşabilmek için hafif ve yumuşak tavrı benimseyin. Sinirleriniz ne kadar gergin olursa bu; dil, çene, yüz, kol kaslarınıza da etki edecektir. Gergin kaslar duraksayarak, düzensiz ve kontrolsüz konuşmanıza neden olur.

Anı yaşayın!

Önceden yaptığınız pratiklerle maalesef ki aynı ortamı paylaşmıyor olacaksınız. Dinleyici kitleniz alıştığınızdan farklı olacak. Kendinizi oranın bir parçası ya da bütünü gibi hissederseniz karşılaşabileceğiniz ani değişimlere daha rahat uyum sağlayabilirsiniz. Dikkat dağıtıcı öğelerden kaçınmak için kendinize güvenin, canlılığınızı yitirmeyin.

Unutmayın!

Konuşmak kelimelerden geçer. Konuştuğunuz dile ne kadar hakimseniz ve kelime dağarcığınız ne kadar genişse bu konuşmanıza olumlu yansır. Sizlere verebileceğim en güzel tavsiye okumak olacaktır. Okuyun, paylaşın ve çoğaltın. Okumak, kelime haznenizi geliştireceği gibi aynı zamanda sosyokültürel anlamda da kendinize olan güveninizi arttıracaktır. Paylaşmak birçok anlamda ön hazırlığınız olmuş olacaktır. Çoğaltmak ise kendinizi geliştirmek adına yapacağınız en güzel aktivite olacaktır.

Başka yazılarda görüşmek üzere, esen kalın.

Kaynak: İnce, M., Pozitif Düşünce ve İletişim, Kalkan Matbaacılık, Ankara, 2013

İlginizi çekebilecek diğer yazılar için;

Erteleme Hastalığı Neden Erteleriz?

Öğrenme Stilleri

Duygusal Zeka Geliştirilir Mi?

Kişisel Gelişim İçin 5 Tavsiye!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu