Hakkımızda1

Karadelikler ve Genel Görelilik Kuramı

Merhaba Sevgili Gelişen Kariyerim okuyucuları, sizlere bu hafta Einstein’ın Genel Görelilik Kuramı ve bu kuramı destekleyen karadeliklerden bahsettim. Dilerim okurken hem bilgilenir hem de keyif alırsınız.

Genel Görelilik Kuramı
Albert Einstein

Ünlü bilim insanı Albert Einstein’ın ismi neredeyse “dahi” kelimesinin eş anlamı olarak kullanılıyor. Yataktan yeni çıkmış gibi duran saçları, hiç bitmeyen mizah anlayışı, çağının ötesindeki fikirleri onu gelmiş geçmiş en şöhretli bilim insanı yaptı. Deneylerinin sonucunda bulunduğu ortamı havaya uçurma ihtimali yüksek olduğu için pek laboratuvar insanı değildi. Tercihini kafa yorarak kullanılıyordu ve buna “düşünce deneyleri” adını vermişti. Genel görelilik kuramı onun düşünce deneylerinden en ünlüsüdür. Bu kuram Einstein’a dünya çapında ün kazandırdı. Einstein sayesinde bilim ve hayal gücümüz alışıldık sınırları aşabildi. Bugün bile bu kuram tüm insanlığı büyülemeyi sürdürüyor.

Genel Görelilik Kuramı
Isaac Newton

20. yüzyıl başlarına kadar fizik genellikle Isaac Newton’un kuramlarıyla açıklanıyordu. Newton’a göre kütle çekimi, nesnelerin kütleleriyle oluşan ve birbirlerini çekmelerini sağlayan bir güçtü. Buna göre ağır nesneler birbirini daha çok çekiyordu. Newton yerküre üzerinde durabilmemizin nedenini de bu şekilde açıklamıştı. Dünya bizi merkezine doğru çekiyor, gezegenlerde bu nedenle Güneş etrafında dönüyorlardı.

Fakat şimdi Güneş‘in tamamen yok olduğunu düşünün. Newton teorisine göre Güneş sistemindeki gezegenler, onları Güneş’e çeken güç yok olduğunda hızla yörüngelerinden saparlar. Newton’a göre kütle çekimi, nesneler arasındaki mesafe fark etmeksizin eyleme geçen bir güçtü. Ancak Einstein’ın hesaplamalarına göre evrende en hızlı hareket eden şey ışıktır. Hiçbir şey, kütle çekim gücü bile ışıktan hızlı hareket edemez. Işık Dünya ile Güneş arasındaki yaklaşık 150 milyon kilometrelik mesafeyi yaklaşık olarak 8 dakikada kat edebilir. Öyleyse Güneş kaybolursa, gün ışığının kaybolması; Dünyanın yörüngeden çıkmasından daha hızlı gerçekleşmez mi? Bu gibi birçok soru Einstein’ın aklına, kütle çekim gücüne Newton’unkinden daha farklı bir açıklama getirilebileceğini getirdi.

Genel Görelilik Kuramı

Genel Görelilik Kuramı

Einstein 1905-1915 yıllarında Genel Görelilik Kuramını geliştirdi. Einstein uzayın üç boyutuna zamanı da ekledi ve bunu gökyüzü cisimlerinin de varlığıyla çevremizi saran bir kumaşa benzetti. Buna uzay-zaman adını verdi. Şimdi Güneş’i bir tramplenin ortasına yerleştirilmiş ağır bir bowling topu gibi hayal edin. Top, tramplenin yüzeyinin yere değmesine neden olur değil mi? İşte bu bükülme bizim hissettiğimiz kütle çekim kuvvetini temsil eder. Yani Einstein’a göre Dünya ve diğer gezegenler, Güneş onları çektiği için yörüngede kalmıyor. Güneş çok büyük bir yıldız olduğundan, onun uzay-zaman düzleminde yarattığı bükülmeyi takip ediyorlar. Artık kütle çekimi Newton’un düşündüğü gibi iki kütle arasındaki çekim gücü olarak kabul edilmiyor. Kütle çekimi uzay-zaman bükülmesinin bir etkisi. Peki Einstein’a göre Güneş kaybolursa ne olur? Einstein’ın teorisine göre uzay-zamandaki bu düzensizlik, çekimsel bir dalga oluşturarak ışık hızıyla gezegenimize ulaşır. Genel Görelilik Kuramına göre Güneş ışınlarının kaybolmasıyla, Dünyanın yörüngeden çıkması aynı anda olur. Bu kuramla Einstein bize o zamana kadar evreni yanlış algıladığımızı gösterdi.

Karadelik Nedir?

Karadelik maddenin kendi üzerine çöktüğü bir uzay bölgesidir. Bir karadeliğin çekim gücü o kadar güçlüdür ki ışık dahil hiçbir şey ondan kaçamaz. Bazı karadelikler devasadır öyle ki Güneşimizin milyarlarca katı kütleye sahiptirler. Karadelikler çevrelerini etkileme şekillerine göre tespit edilebilirler.

Bir Karadelik Nasıl Oluşur?

Genel Görelilik Kuramı

Normal yıldızlar farklı boyutlarda olabilir. En küçükleri Jüpiter gibi dev gezegenlerden birazcık daha büyüktür. En büyükleri ise Güneşimizin yüzlerce katı büyüklükte olabilirler. Dev yıldızların nasıl olup da yaşayabildikleri hala araştırılıyor, çünkü bu kadar büyük kütleli yıldızların çok kararsız olacağı düşünülüyor. Normal tanımı kararlı yıldızlar için geçerlidir. Kararlı olabilmeleri için içlerindeki kütle çekim gücünü bir başka güçle dengelemeleri gereklidir. Bu dengeyi içlerindeki termonükleer reaksiyonların kurduğu biliniyor. Bu Güneş nötrinoları gözlemlenerek anlaşıldı. Bu reaksiyonlardan dolayı açığa enerji çıkması için uygun elementlerin ve şartların oluşması gereklidir. Bu şartların da başında yüksek sıcaklık ve basınç geliyor. Reaksiyonlar durduğunda, yıldızı bir arada tutan güç de ortadan kalkar ve yıldız önce içine doğru çökmeye başlar. Eğer yıldız çok büyükse, bu durumda merkezi çok küçük olan bir noktaya kadar çöker, burada da bir karadelik oluşur.

CNN’ in haberine göre; gökbilimciler şimdiye kadar dünyaya çarpmış en eski ve en uzak yerçekimi dalgalarının içinden geçen iki karadeliğin en büyük bileşimini tespit ettiler. Bu çarpışma şimdiye kadar keşfedilen ilk orta karadeliği yarattı ve bu karadelik bizim Güneşimizin 142 katı kütleye sahip. Gökbilimcilerin yerçekimi dalgalarının izini sürdüğü sinyal büyük ihtimalle iki karadeliğin bir araya geldiği anda gerçekleşti. Araştırma yapan gökbilimcilerden Danial Kapec “Şu anda karadelik fiziğini düşünmek için son derece heyecan verici bir zamandayız, Einstein’ın Genel Görelilik Kuramında ortaya koyduğu tahminlerin bazılarının şuan da yapmakta olduğumuz gözlemler sayesinde doğru olduğunu görüyorum. Önümüzdeki yıllarda bu alanda birçok gelişmenin yaşanacağından eminim. Bir teorisyen olarak teori ve deney arasındaki boşluğun hızla kapanmakta olduğunu görüyorum. Deneylerin hassasiyeti arttıkça Genel Görelilik Kuramının tahminlerini daha iyi izole ederek gözlemleyebileceğimizi düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

REFERANSLAR: BBC, CNN

Albert Einstein Kimdir?

Siber Güvenlik Nedir?

Endüstri 4.0 ve Karanlık Fabrikalar

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu