Hakkımızda1

Logoterapi Nedir?

Merhaba Sevgili okurlarım, bu yazımda sizlere İnsanın Anlam Arayışı kitabının yazarı Varoluşçu terapinin en önemli isimlerinden olan Dr. Victor E. Frankl’nin geliştirmiş olduğu Logoterapi Nedir bunun hakkında bilgiler vermek istiyorum.

Hayatta hepimiz zorluklarla ve sorunlarla karşılaşabiliriz. Bazen de duygularımızın karıştığını ve içinden çıkılmaz bir hâl aldığını düşünebiliriz. Ancak bu duruma bir çözüm bulmak için kendimize sorduğumuz ”Bu konu neden canımı sıkıyor?” ”Bu konu için ne yapmalıyım?” gibi sorular aslında sizi biraz da olsa sorunların çözümünde yardımcı olacaktır. Tıpkı Dr. Frankl’in ortaya attığı Logoterapi gibi aydınlığa kavuşmak için bir iç diyalog oluşturabilirsiniz. Şimdi gelelim asıl konumuz Logoterapi Nedir?

Logoterapi ve İnsanın Anlam Arayışı

Logoterapi Nedir: Yunanca ‘logos’ yani ‘anlam’ kelimesinden türetilmiştir. İnsanların her zaman aradığı şey. Bu yüzden logoterapi anlam yoluyla terapi demektir. Frankl, İnsanın Anlam Arayışı  kitabında toplama kamplarında (Turkhein, Kaufering, Theresienstad ve Auschwitz) yaşadığı deneyimleri, Esirlerin nasıl istismar edildiğini anlatıyor. Bir yandan da insan ruhunun güzelliğinden bahsediyor. Korkularımızı nasıl aşabileceğimiz ve en korkunç koşullarda bile hayatın bir anlamı olabileceğini anlatıyor.

İnsanlığın öldürüldüğü yer: Auschwitz Kampı

Logoterapi, Psikoterapinin Üçüncü Viyana Okulu adıyla anılır. İlk kez 1940’lı yıllarda ortaya çıkmıştır. Logoterapi , insana acı veren çatışmaların üstesinden gelmek için bulunan bir yöntemdir. Böylece bu yöntem hayatta başımıza gelen her şeyde bir anlam bulmamızı sağlıyor. İntihara eğilimli hastalarla gerçekleştirdiği başarılı çalışmasında ve daha sonra toplama kamplarında edindiği kendi deneyimleri sayesinde kaleme aldığı eserinde en kötü şartlarda bile insanların her şeyden önce amacı ve anlamı olan bir hayat sürme arzusu olduğunu ileri sürmüştür.

LOGOTERAPİDEN IKIGAIYE

Victor E. Frankl’ın çeşitli hastalıklarla mücadele eden hastalarına sorduğu ilk soru “Neden intihar etmiyorsunuz?” 

Bu sorunun yöneltilmesiyle aslında kitabının temelleri atılmış oldu. Freud’a göre insan “haz” odaklıdır. Adlere göre “güç” odaklı, Frankl ise insanın “anlam” arayışı olduğu görüşünü savunmuştur.

Anlam merkezli bir yaklaşım olan Logoterapiye göre insan temel olarak dünyaya bir anlam isteği ile gelir. Logoterapi Nedir ise kişinin yaşamın anlamını bulmak için yardım aldığı bir süreçtir.

Logoterapi Nedir- İnsanın Anlam Arayışı

İnsanın Anlam Arayışı- Viktor E. Frankl

Victor E. Frankl, Nazi kampında geçirdiği zamanlarda insanların bu kadar zor koşullar altında nasıl hayata tutunabildiklerini gözlemlemeye başlar. Bu gözlemleri sonucunda yerine getirilmesi gereken görevleri olduğunun farkında olan insanların hayatta kalma şansının daha yüksek olduğunu o insanların bir anlam ve amaç uğrunda yaşadıklarını söyler. Bununla bağlantılı olarak kendisinin hayatta kalma mücadelesinin de kampta olan şeyleri insanlara anlatabilmek. Bu kitabı oluşturup tamamlayabilmek yönündeki motivasyonuna dayandığını dile getirir.

İnsanları yönlendirerek onların güvenli bir hayat yaşamasını sağlayan içgüdüleri vardır. Ancak içgüdülerini yitirdiklerinde aslında varoluşsal bir boşluğa düşerler. Varoluşsal bu boşluk kendisini can sıkıntısı şeklinde dışa vurur. Günümüzde insanların hayatlarına devam etmesine yarayan birçok şey varken uğruna yaşayacakları bir şey bulunmamaktadır. İnsanı duygusal boşluğa sürükleyebilecek olan bu varoluşsal boşluktan ancak yaşamdan bir anlam bularak kurtulmak mümkündür. Fakat bu noktada önemli olan somut bir yaşam anlamı arayışına girmek değildir. Kişinin yaşamında bulunan, uğruna çaba sarfedebileceği, yerine getirilmeyi bekleyen görev ve sorumluluklarına yönelmesi gerekmektedir. Aslında Logoterapi’nin insana vermek istediği de budur. Logoterapi‘ ye temel olarak baktığımızda insan varoluşunun özünün sorumluluk olduğunu kabul eder.

“Çalışma grubunda kısa sürede öleceğimi biliyordum. Ama öleceksem, hiç olmasa bunun bir anlamı olmalıydı. Bir ot gibi yaşayıp sonunda o zamanlar olduğu gibi verimsiz bir işçi olarak ölmektense, bir doktor olarak yoldaşlarıma yardım etmeye çalışmanın elbette daha anlamlı olacağını düşündüm.” (sf. 64)

Yazar, deneyimlerinden de yola çıkarak yaşamın anlamının aslında değişse de hiçbir zaman yok olmadığını söyler.

Kitapta geçen bir alıntıdan bahsetmek istiyorum: “Ama her an her yerde acı bulunmasına karşın, bir toplama kampında bile yaşama sanatını uygulamak mümkündür.” diyen yazar aslında hayata sımsıkı nasıl tuttunduğunu göstermiş oluyor.

Yaşamın Anlamı İçin 3 Farklı Yol

Logoterapi ile Yaşamın Anlamı
  1. madde de yaşamın anlamının bir eser ortaya koyarak, 2. maddenin anlamının bir insanı sevmekle bağlantılı olduğunu yazmıştır. 3. madde de ise acının anlamından ve insanların kişisel bir trajediyi bile bir zafere dönüştürebilme potansiyelinin varlığından bahsettiğini görüyoruz.

İnsanların anlam arayışları onların yaşantılarına göre değişiklik gösterir. Hayatta seçimler yaparız ve bu seçimlerin sorumluluğu yine bize aittir. İnsan varoluşunun temelde geçici olduğunu öne süren Logoterapi, bu konuda kötümser değil fakat eylemci bir yol izler. Geçmişin gerçekleri ve anlamları insanı hiçlik denizinden kurtarır.

Logoterapinin 3 Temel Prensibi

  • İrade özgürlüğü
  • Anlam isteği
  • Hayat algısı

Logoterapi-İrade Özgürlüğü

İrade

İrade özgürlüğü, insana özgü bir yeti aracılığıyla ortaya çıkar. Bir kişinin kabullenme,hayal etme imkânıdır. Frankl’ın öğretilerine göre bize 3 etki de özgürlük vardır bunlar:

1.İçgüdüler

2.Kalıtımla geçen özellikler

3.Çevre

İnsan, bu üç etki kaynağının her birine sahiptir ancak bizi “belirleyen” onlar değildir. Biz önceden belirlenmiş veya sonuçlanmış değiliz. Bu üç açıdan özgürüz. İnsanlar ne zaman bir şeyden özgürleşse onun bir sebebi vardır. Burada bir sorumluluk söz konusudur. İnsan aslında sorumlu olmak için özgürdür ve özgür olduğu için sorumluluk sahibidir.

Bu varoluşsal analize göre insan, anlamın ve değerlerin farkına varmakla yükümlüdür. İnsana hayatın anlamını ve ona anlam katan değerleri fark etmesi için bir çağrı yapılır. İnsan böyle bir çağrıdan sorumlu olan tek varlıktır.

Logoterapi- Anlam İsteği

Hayatı anlama isteği

Anlam isteği ve insanları şekillendiren kendini aşma isteği birbiriyle yakından ilişkili kavramlardır. İnsan her zaman kendinden ötesini hedefler. Hayatın anlamını tamamlamak ister, bu amaca doğru yönelir.

Haz (Freud) ve Güç (Adler) isteği insanı içkinliğe yöneltir. Ancak bunlar kişiyi kendi benliğine yönledirir. Frankl’in kişinin kendiyle meşgul olmayı bırakıp çevresindeki başka bir işle uğraşması gerektiğini aksi takdirde varlığımızın boşa çıkacağını söylemiştir.

Logoterapinin perspektifinden baktığımız zaman haz ve güç aslında bir sona ulaşmanın sonuçlarıdır ancak sonun kendisi değillerdir. Bu yüzden sadece haz veya güç peşinde koşan insanlar hayal kırıklığı içinde yaşarlar. Büyük bir varoluşsal vakumun içine çekildiklerini hissederler. Anlam isteği güç veya haz arayışında değildir. Hatta mutluluk arayışında da değildir. Odak noktası, mutlu olmak için bir sebep arayışındadır.

Logoterapi- Hayat Algısı

Yukarıda bahsettiğim iki temel prensipte, hayatın koşullarıyla yüzleşmeden önce, özgür bir şekilde, taşıdığı anlama odaklanarak, bunlara göre davranan insandan bahsedilir.

Hayatın bir anlamı vardır. Hayatın taşıdığı anlam her birimiz için farklı ve benzersizdir. Bu yüzden bilinçli ve sorumlu bireyler olarak görevimiz bizim için benzersiz olan bu anlamı keşfetmektir.

Ölüm yalnızca yaşamak için kendilerine verilen zamanı doldurmasını bilmeyenleri korkutabilir. Diğer zamanlarda ise hayatın kısıtlayıcı yönleriyle karşılaşırız (ölüm, acı çekmek). Her şartta, hayat sonlanana kadar her zaman gizli bir anlam taşıyacaktır. Keşfetmemiz ve farkına varmamız bizim elimizdedir.

Dikenli Tel Hastalığı

Auschwitz Toplama Kampı

Kitapta dikkatimi çeken bir bölümü sizinle paylaşmak istiyorum: “dikenli tel hastalığı”. “Kişisel inançlarım nedeniyle, kampa vardığım ilk akşam, tele koşmayacağıma yemin ettim. Bu deyim, en popüler intihar yöntemini anlatmak için kullanılıyordu: Elektrik yüklü dikenli tel çitine dokunmak.

Yaşanan acı başka şekilde anlatılsa sanırım eksik kalırdı. Toplama kampında geçen eziyet dolu günler ve bunun sona ermesini sağlamak için dikenli tellere düşünmeden koşan insanlar…

Auschwitz toplama kampının derinliklerinden hem bedenini hem ruhunu kurtarmış bir psikiyatri profesörünün, kendisinin ve kamptaki diğer insanların yaşadıklarını anlatan Frankl’in aslında en zor durumu yaşamış ve o esir kamplarından sağ kurtulmuş. Yaşamla ölüm arasındaki o çizgide hayatta uğruna yaşanacak şeylerin varlığına inanmış ve başarmıştır. Kaleme almış olduğu bu eserle de kendine ve birçok insana umut ışığı olmuştur.

Her zaman umut vardır.

Varlığının sebebini bilen hayatını anlamlandırmanın bir yolu bulan insanlar için her zaman bir umut ışığı vardır. Yeter ki içimizin odalarındaki umut pencerelerini kapatmayalım, asla karamsarlığa düşmeyelim.

Hayattaki zorlukların üstesinden gelerek, kendi gerçek benliğimizi buluruz. Sonuç olarak kötümser bakış açısı yerini iyimser bakış açısına bırakır. Bu da gelişimi teşvik eden seçimler yapmamıza olanak sağlar. Yazarın hastalarından örneklerle de zenginleştirdiği kitap, ilgililerine farklı bakış açıları sunarak keyifli bir okuma sunuyor.

”Acı da yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. Acı ve ölüm olmaksızın, insan yaşamı tamamlanmış olamaz.”

Dr. Victor E. Frankl

Logoterapi Nedir yazımı beğenmişsinizdir. Bir sonraki yazım ”Logoterapi‘nin Temel Amacı ve Nasıl Uygulanır?” gibi pek çok soruya da cevap bulacağız. Şimdilik görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

Yazarların Hayat Hikayeleri

Mutlaka Okumanız Gereken Kitap Önerileri

Kişisel Gelişim Kitap Önerisi

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu