Hakkımızda1

Neden İngilizce Öğrenemiyoruz?

İngilizce biliyor musunuz?” sorusuna nasıl cevap verirsiniz?

İNGİLİZCE ÖĞRENMEK İÇİN HARİKA BİR WEB SİTESİ EN AŞAĞIDA

Bu soruyla karşılaştığınızda panikler misiniz? Peki bir anda kendinizi ingilizce yol tarifi isteyen birisiyle konuşma içinde bulursanız ne yaparsınız? İngilizcesi iyi olan arkadaşlarımızdan kötü arkadaşlarımıza kadar, illa ki bir yerde bir şekilde “Keşke şöyle söyleseydim.” veya “Keşke o hatayı yapmasaydım.” demiştir. Belki de hiç konuşamayıp ve bu durumdan dolayı utanmış, “Neden ingilizce bilmiyorum.” diye kendine sitem eden insanlar bile olabilir. Merak etmeyin, tüm yazımı sizlere adayacak ve aslında hiç “keşke” demenize gerek olmadığını aynı zamanda bunlara neyin sebep olduğunu, İngilizce‘nin gözünüzde büyütmemeniz gereken ve aslında ufak tefek dikkatinizi vermenizi istediğim noktaları olduğunu göstereceğim! Neden İngilizce Öğrenemiyoruz? Gelin cevabını beraber bulalım.

İngilizceyi çok fazla yermeden de söylemeliyim ki her dilin bir güzelliği, altında yatan bir kültürü, zorluğu ve bir yerlerinde karmaşıklığı illa ki vardır. Aslında bunlar tamamen birbirine bağlı ve her biri, nasıl ki beş duyu organımız bize lazımsa, bir dili öğrenmek için bize lazım olan maddelerdir. Güzellik dili duymaktan geçer, kültürü insanlarını gözlemekten, zorluğu ise konuşmaktan ve karmaşıklığı da doğru konuşmaya başlayabilmekten geçmektedir. Bunlar tabii ki benim naçizane düşüncelerim. Bu yazımda da hem bu maddelere değinip hem de Neden İngilizce Öğrenemiyoruz?” adı altında öğretici bir yazı yazmak istiyorum. Umarım sizlere de bir şeyler katabilirim.

İngilizce Ne İşime Yarayacak?

İngilizce bu yüzyılda en çok konuşulan diller arasındadır ve global bir dildir. “Çince dil ailesi de çok konuşuluyor bir sürü insan var Çinde” diyerek bu argümanı savunmaksa oldukça mantıksızdır. Arjantin’de yaşayan bir insanın Çince’ye ihtiyaç duyması pek olası değildir ama o Arjantinli vatandaş İngilizce‘ye bir restoranta giderken bile ihtiyaç duyacaktır.

Öbür yandan İngilizce ise artık biz insanlığın bilgiyi ve iletişimi en kolay yollardan yapabilmemize olanak sağlayan kapıların anahtarıdır. Öyle ki bilgisayarlarla bile ingilizce konuşuyoruz. Programlama dili öğrenmek isteyen iki insanı göz önüne alırsak ve birisi İngiltere vatandaşı diğeri de Türkiye vatandaşı olursa eğer, İngilizce‘yi günlük hayatında da rahatlıkla konuşan İngiliz, yüksek seviyeli programlama dillerinde rahatlıkla işleyişi yakalayacak ve muhtemelen daha kolay öğrenecektir. Yabancı dil öğrenmemiş bir Türk ise belki biraz zorlanacak, belki de bu işte hayal kırıklıklarına uğrayıp bu meşgaleyi kenara atacaktır.

Bu verdiğim örnek, bahsettiğim kapılardan sadece bir tanesi idi. İngilizcenin günümüzde insan hayatına olan etkisini ve faydalarını, araştırma yaparken veya Youtube’da öne çıkan görselinden dolayı çok merak ettiğiniz ve Türkçe çevirisi olup olmadığını umursamadığınız zamanlarda daha çok keşfedeceksinizdir. Çünkü bu dil bizim için artık her alanda okyanusa bürünmüş ve sadece balık gibi içinde yüzmemizi beklemektedir.

İngilizce Öğrenmeye Çalışmak

Biliyorum ki her biriniz anlatacağım adımlardan bir bir geçti. Bazıları merdivenleri tırmanabilirken, bazıları hiç çıkmak dahi istemedi. Sizleri anlıyorum. Türkiye’deki öğretim sistemimize birçok eleştiriler yağdırmadan da bu yazıyı bitirmeye çalışacağım.

Belki öğretmeniniz size yeterli ilgiyi aksettiremedi, belki siz yabancı dil derslerinize önem vermediniz, belki İngilizce öğretmeniniz hamileydi ve derslere katılamadı, belki de Türkçe bana yeter demiştiniz ama pişmanlıkla bu yazıma yolunuz düştü. Herkesin bir badiresi elbette vardır. Şu an için sormamız gereken soru ise “İngilizce öğrenmek için hepimiz doğru yolu izledik mi?” olmalı. Kimi İngilizce bilen arkadaşlarınız diğer bir değişle filoloji profesörü arkadaşlarınız, İngilizce “yazarak öğrenilir!”, “konuşarak öğrenilir!”, “dinleyerek öğrenilir!” gibi cümleleri insanlara kesinkes dayatıyor olsalar da siz önce kendinize kulak vermelisiniz.

Bunların her biri tabii ki önemli olsa da siz hangisini yapmaktan daha çok zevk alıyorsunuz? “Kelimeleri yazamıyorum!”, “Dinlerken çok hızlı konuşuyorlar!”, “Konuşurken aksanım çok kötü!” istirham ederim, bunları bahane etmeyiniz. Kimse bozuk İngilizcesi olan birisiyle dalga geçmeyecektir, çünkü biliyorlar ki bu sizin ikinci belki de üçüncü dilinizdir.

Bir Lisan Bir İnsan

atasözü

İngilizcede Güzellik, Kültür, Zorluk ve Karmaşıklık

İlk paragrafımda da bahsettiğim gibi her dilin güzelliği, kültürü, zorluğu ve karmaşıklıkları öğrenildiği zaman o dile hakimiyet sağlarsınız. O hakimiyeti de bir kez fark ettiğinizde bırakamaz hatta bırakmak istemezsiniz.

Güzellikten bahsedelim. Dili duymak dedik değil mi? Peki neden güzellik diyorum sizce buna? Tek bir sebebi var arkadaşlar ve sizlerin de denemesini istediğim, aslında bu güzelliği anlatan bir nevi deneydir. Önce çevirimizi ve Youtube sayfamızı açalım. Çeviri yardımı ile istediğiniz herhangi bir dilde “Doğa Belgeseli” kelimelerini çevirip Youtube’da aratalım. Bu videolarda duyacağınız insanların sesi genel olarak her dilde ne kadar yansıtır bilemiyorum ancak en stabil halde ve halk ağzından konuşan, diksiyonu düzgün aynı zamanda kesinlikle sakin bir insan sesidir. Tüm dillerin, kelimelerindeki ahenklerini ve danslarını yani güzelliklerini duyabilirsiniz.

İngilizcede güzellik ise oldukça önemlidir. Çünkü bir insanın nerede büyüdüğünü veya kaç yıldır nerede yaşadığını bile tahmin edebilirsiniz. İngilizce dil olarak -bu doğru bir tanım mıdır bilemiyorum lakin- çok kozmopolitan bir dildir. Aslında demek istediğim, içinde bir çok kültürden “ağız” çeşitleri bulundurmasıdır. Buna İngiltere’yi örnek gösterirsek Liverpool’da yaşan bir insan ile Londra’da yaşan insanın aksanı fark edilebilir bir durumdur. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki her bir eyalette bulunan “ağız” farkından bahsetmek dahi istemiyorum çünkü oldukça fazladır ve farklıdır.

İngilizcede Kültürün Önemi

Kültür peki? Güzellikten bahsettik oldukça, onu da burada toparlayacağım. Duymak çok önemlidir. Lakin duymak yeterli değildir. Dinlememiz gerekir. Dinledikçe öğreniriz. Öğrendikçe kültürlerini tanımaya başlarız. Peki sizce kültür neden bu kadar önemlidir? Önemlidir çünkü her dil kendi kültürü üzerinden kalıntılar taşır. Buna verebileceğim naçizane örneğim ise İngiltere’de spor ayakkabılarına “Trainers” denirken, ABD’de ise “Sneakers” denmesidir.

Dikkat etmenizi istediğim noktaysa, bu fark dil tamamen aynı olduğu halde çıkmış olmasıdır. Aynı zamanda istisnai bir durum olmadığını söylemek de boynumun borcudur. Nasıl ki Türkiye’de bir insanın konuşma şeklinden biraz ön yargı gibi olsa da nereli olduğunu tahmin edebiliyor hatta belki de yemek zevklerini bile anlayabiliyorsak aynı durum tüm dillerde olduğu gibi İngilizcede de geçerlidir. Kültürü de markete gidip “2 kilogram kültür alabilir miyim?” diyerek öğrenemezsiniz tabii. Bunun için “Yurt dışına gidin, orada yaşayın.” demek de biraz para dostu bir yöntem olmayacağı için şiddetle farklı şehirlerde çekilmiş yabancı dizileri izlemenizi aynı zamanda kulak vermenizi isterim. Eh, Türkçe dublajı hayatınızdan çıkartın dememe de gerek yoktur umarım.

İngilizcede Zorluk ve Karmaşıklık

“Güzellikleri duydum!”, “Kültürleri tanıdım!”, “Ancak konuşamıyorum!” Evet anlıyorum. Sadece farklı dillerde belgesel izleyip bir kaç aksiyon filmi/dizisi pek yararlı olmayacaktır tabii. Ama bu yazım sizlere neden öğrenemediğinizi anlatmaya çalıştığım bir yazı.

Kimseye yabancı dil konuşabilme gücü havadan düşmemiştir ve düşmeyecektir arkadaşlar. Elbette iki kitap yüzü açmanız, bir kaç beyin fırtınası yaratıp aynada gerekirse kendinizle konuşmanız da lazım gelir. Kendinizi nasıl güzel bir fiziğe ulaşmak için zorluyorsanız, bunun içinde belirli bir emek hatta zaman ayırmanız kesinlikle şarttır. Bu anlattığım başlıkların hiçbirinde üşengeçlik yer almamalıdır. Yoksa tatlı su İngilizcecisi olursunuz. Evet anladınız, zor yabancı dil sınavlarından ve derslerinden geçip ama konuşmaya gelince iki kelimeyi bir araya getiremeyenlerden bahsediyorum. Sebebi ise İngilizcede olan güzellikleri, kültürleri, zorlukları ve karmaşıklıkları özümseyememiş ve üzerlerinde hakimiyet kuramamış olmalarındandır.

Konuşmak; zorluk ve karmaşıklık burada aslında. Cümleyi kafanızda çevirirken, diyaloğa geç kalınca hevesin kırılması, aslında o kelime yerine bu kelimeyi kullansaydım badireleri derken insanlar İngilizceye olan kapılarını hemen kapatmaya meyilli. Utanarak ve çekinerek hiçbir noktaya ulaşamayacağınızdan da emin olmanızı dilerim. Genel Türkiye insanında gözlemlediğim bir problemidir bu. Selam vermekten korkmak, bildiğiniz halde cümle kurmaktan çekinmeyin. Varsın “yanlış” olsun. Ucunda ölüm yok ya? Bu kulaklar yabancılarla bazı platformlarda İngilizce konuşmaya çalışırken neler duydu bir bilseniz. “Mükemmeliyetçilik” algısından vazgeçtiğiniz zaman akarsu gibi kendi yolunuzu bulacağınızdan şüpheniz olmasın. Hala ve hala İngilizceyi öğrenemiyorsanız, bu ona emek ve zaman ayırmadığınız içindir.

Yazımı okuduğunuz ve en azından Neden İngilizce Öğrenemiyoruz? sorusuna cevap aradığınız için teşekkür ederim.

Buradan diğer arkadaşlarımızın yazılarına ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla kalın.

Yabancı Dil Nasıl Öğrenilir?

Öğrenmenin Yaşı Var Mıdır?

Karabük Üniversitesini Tanı!

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Kürşat bey ellerinize sağlık çok güzel ve anlamlı bir yazı yazmışsınız. Benim fikrimce bu konuda eğitim sistemi , düzen , plan ve psikolojik yapılandırma eksiklikleri olduğunu düşünüyorum. İlkokul dördüncü sınıftan lise sona kadar hep aynı düzeyde eğitim görüyoruz .Üniversite dönemi ise sadece yabancı dil eğitimi veren kurumlarda hazırlık eğitiminde ingilizce eğitimi veriliyor ancak her kurumun eğitim düzeyi farklı maalesef ve adaletli bir eğitim olmuyor. Durumu olan arkadaşlarımız dışardan eğitim almakta ama ya durumu olmayanlar ? Kısacası bu hepimizin kuyruk acısı. Teşekkür ederim gelişen kariyerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu