Hakkımızda1

Radyasyondan Korunma Yöntemleri

Sevgili Gelişen Kariyerim okuyucuları, bugün sizlerle insan sağlığına çok büyük zararları olan radyasyondan korunma yöntemlerini inceleyeceğiz. Hadi gelin yazımıza hızlıca bir giriş yapalım.

Radyasyon Nedir?

Radyasyon Nedir

Elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar halinde enerji aktarımı veya yayımına radyasyon denir. Radyasyon yayan maddelere radyoaktif maddeler denir. Radyoaktif maddeler çevrelerine alfa, beta ve gama gibi ışınları yayabilirler. Bu maddeler ve ışınlar, ilk olarak Fransız fizikçi Henri Becquerel, daha sonrasında ise Marie Curie ve eşi Pierre Curie sayesinde keşfedilmiştir. Radyasyon ikiye ayrılır:

  • Zararsız Radyasyon: Görünür ışık bu radyasyon türü altında bulunur.
  • Zararlı Radyasyon: Alfa, beta, gama ve X ışınları zararlı radyasyon başlığı altında bulunur.

Radyasyonun Zararları Nelerdir?

Radyasyonun insan vücuduna bazı etkileri şunlardır:

  • Deri, göğüs veya akciğer kanserlerine sebebiyet verebilir.
  • Gözlerde katarakt oluşmasına sebebiyet verir ve körlüğe neden olur.
  • Sindirim sistemini etkiler.
  • Kadınlarda yumurtalıkları, erkeklerde testisleri etkiler.
  • Lösemiye neden olur.
  • Yüksek derecede akyuvar kaybına neden olup, vücudu hastalıklara karşı savunmasız bırakabilir.

Peki radyasyondan nasıl korunabiliriz? Radyasyondan korunma yöntemleri nelerdir? Hadi gelin bu sorulara cevap arayalım.

Radyasyondan Nasıl Korunabiliriz?

Radyasyondan korunabilmeyi bilmeden önce meydana gelebilecek radyasyon türlerini bilmemiz gerekir. Bunlar iç radyasyon ve dış radyasyon olarak ikiye ayrılır.

İç Radyasyon

Solunum, sindirim veya herhangi bir açık yara aracılığıyla vücuda giren radyoaktif parçacıkların vücudun içinde ışıma yapmasıyla meydana gelen radyasyon türüdür. Bu ışımalardan dolayı vücudun birden fazla yeri zarar görebilir, organlar işlevlerini yitirebilir. Bu yüzden bu tür radyasyonlardan elimizden geldiğince korunmamız gerekmektedir. İç radyasyondan korunma yöntemleri ise temel olarak şunlardır:

  • Hijyen, içsel radyasyonun zararlarından korunmada çok büyük bir öneme sahiptir.
  • Vücudun herhangi bir yerine bulaşan radyoaktif maddeler dikkatlice temizlenmelidir.
  • Cildin ve giysilerin, radyoaktif madde ile temasını engellemek için önlemler alınmalıdır (solunum cihazları ve koruyucu elbiseler giymeleri gibi).
  • Bazı özel durumlar için toz ve asit filtresine sahip yüz maskelerini kullanma ihtiyacı ortaya çıkabilir. 

Dış Radyasyon

Çevremizde bulunan radyoaktif parçacıkların yaydığı radyasyonun vücudumuzu dışarıdan etkilemesine dış radyasyon denir. Dış radyasyondan korunabilmek için 3 temel dış radyasyondan korunma yöntemi vardır: radyasyon yayan kaynağın çevresinde fazla bulunmamak (zaman), bu kaynaktan olabildiğince uzakta çalışmak (mesafe) ve kaynak ile aralarına kurşun, alüminyum gibi radyasyonu engelleyebilen bir zırh malzemesi koymak (zırhlama). 

1-Zaman

Zaman

Radyasyon bulunan ortamda geçirilen zamana göre alınan doz da değişiklik gösterir. Ne kadar az süre o ortamda bulunulursa, o miktarda az radyasyona maruz kalınır. Maruz kalınan doz miktarı şu formül ile ölçülür:

Alınan Doz = (Doz hızı) x (Zaman)

Zamana göre değişir.

2-Mesafe

Radyasyondan korunma
Mesafe

Radyasyonun bulunduğu alanı ne kadar etkileyebildiğini, suya atılan taşın oluşturduğu dalgalar gibi düşünebilirsiniz. Kaynaktan ne kadar uzaklaşırsak o kadar az doza maruz kalırız. Alınacak olan doz miktarı ise Ters-Kare Kanunu ile açıklanır.

 I doz hızını, d ise radyasyon kaynağına olan uzaklığı temsil eder.

3-Zırhlama

Zırhlama

Dış radyasyon etkilerinden korunmanın en etkili yöntemlerinden biri de zırhlamadır. Radyasyon kaynağı ile kişi arasına radyasyonu engelleyici şeyler koyarak radyasyonun etkileri azaltılabilir. Tehlike anında halkın kapalı alanlarda bulunmasının temel sebebi budur. Fakat radyasyon tipine göre kullanılması gereken maddeler de değişiklik gösterir. Örnek vermek gerekirse, alfa ışıması yapan bir kaynak için zırhlamada bir kâğıt parçası yeterli olurken, beta kaynakları için alüminyum gereklidir.

Radyasyondan korunma
Radyasyon Türüne göre Zırhlama

Nükleer santral patlamaları sonucu meydana gelebilecek olan radyasyon da dış radyasyon tehditlerine dahildir. Bu radyasyon türlerinden korunabilmek için, patlamanın olduğu bölgede bulunan sebze ve meyvelerin yıkanmadan tüketilmemesi gerekmektedir. O bölgenin halkına iyot tableti dağıtılması, patlamanın gerçekleştiği alanın çevresinin boşaltılarak belli bir süre veya sürekli kapatılması gibi tedbirler alınabilir.

Radyasyondan korunma
Cep Telefonunun Zararları

Cep telefonları, bilgisayarlar gibi elektronik cihazlar bir miktar radyasyon yayarlar. Bunların yaydıkları radyasyona yapay radyasyon (dış radyasyon da denebilir) denir. Bu radyasyona da uzun süre maruz kalmak insan sağlığına zararlıdır. Bu yüzden cep telefonuyla uzun süreli konuşmalar gerçekleştirilmemeli, uyurken baş ucunuzda herhangi bir elektronik cihaz bulunmamalı ve düşük radyasyona sahip bilgisayar ekranı kullanmaya (ya da ekran filtresi) özen gösterilmelidir.

Şimdi ise Dünya’da meydana gelmiş, yüksek radyasyon seviyelerine sebep olmuş bazı kazaları inceleyelim.

Nükleer Santral Kazaları

Nükleer fisyondan üretilen ısı enerjisini alarak elektrik enerjisine çevirebilmek için nükleer santraller kullanılır. Sağladığı yararlardan dolayı kullanımı cazip olan, fakat bunu karşılığında alınan yüksek güvenlik önlemlerine rağmen nadiren de olsa meydana gelen radyasyon kazalarından bahsedeceğim.

1944-2001 yılları arasında yaklaşık 420 radyasyon kazası gerçekleşmiştir. Konunun daha detayına inmek için herkes tarafından bilinen 2 nükleer santral kazasını veya patlamasını inceleyeceğiz.

Çernobil Nükleer Santral Kazası

Radyasyondan korunma
Çernobil Santrali

Nükleer Santral, Ukrayna’nın Kiev şehrinin 130 km yakınında yer almaktadır. RMBK-1000 tipi 4 nükleer reaktöre sahiptir. Pripyat ve Çernobil, santrale en yakın 2 şehirdir. Bu şehirlerde, toplam 61,500 kişi yaşamaktaydı. Çernobil Nükleer Santrali’nin 30 km yakınında bulunan bölgede yaklaşık olarak 115,000-135,000 kadar kişi yaşamaktaydı. Bu reaktör Sovyet tasarımına sahiptir. Moderatör olarak grafit, yakıt olarak hafif zenginleştirilmiş uranyum kullanır. Kaynamalı bir hafif su reaktörüdür. Bu kaza, Uluslararası Nükleer Olay Ölçeği’ne göre bugüne kadar meydana gelmiş en büyük nükleer kazalarından biri olarak nitelendirmiştir ve en yüksek sınıflandırma oranı olan 7 ile ölçeklendirilmiştir. Kaza sonrası 500.000’den fazla işçi bu kazaya müdahalede bulunmuştur. Yapılan masraf yaklaşık olarak 18 milyar rubledir. Çok büyük bir alana yayılan radyasyondan dolayı birçok kişinin kanser olmasına ve ölümüne sebep olduğu düşünülmektedir.

Çernobil Nükleer Santrali, 2016 yılında, üstü çelik bir kalkanla örtülmüştür. Bu kalkanı yapabilmek için olağanüstü mühendislik yöntemleri kullanılmıştır. Bu çelik kalkan 275 metre genişliğinde ve 108 metre uzunluğundadır. Yaklaşık olarak 36 bin ton ağırlığındadır. Kalkan, kaydırma işlemiyle 5 gün içinde reaktörün üzerine konumlandırılmıştır. 100 yıl boyunca kaynaktan yayılan radyasyonu engellemesi beklenmektedir. Yaklaşık olarak 1,5 milyar dolara mal olmuştur.

Fukuşima I Nükleer Santrali kazaları

Fukushima Nükleer Santrali, Japonya’nın Fukushima şehrinde yer almaktadır. 11 Mart 2011 Tōhoku depremi ve deprem sonrası meydana gelen tsunami sonucunda tarihimizin en büyük ikinci kazası meydana gelmiştir. Santral bölgesi için meydana gelebilecek tsunami dalgalarının yüksekliği 3.1 metreydi. Eğer tahmin edilen doğru olsaydı, bu facia meydana gelmeyecekti. Fakat bu dalgalar düşünülenden daha büyük olacaktı. Depremden sonra meydana gelen tsunami dalgalarının yüksekliği yaklaşık olarak 23 metreydi. Üstüne üstlük santral deniz seviyesinden 10 metre yüksekliğe kurulmuştu. 23 metre olacak bu dalgalar santral için çok büyük bir tehlike oluşturuyordu, fakat engellenmesi de olanaksızdı. Dalgalar kıyıya ulaştığında yüksekliği 15 metreye kadar düşmüştür. Buna rağmen türbin binası 5 metre su altında kalmaktan kurtulamamıştır.

Facianın Başlangıcı

Deprem sırasında reaktörler başarılı bir şekilde kapanmıştır. İlk başta bir problem yok gibi görünüyordu. Soğutma dizel jeneratörleri kullanılarak ana işlemler devam ettirilmiştir. Depremden dolayı santralin 6 dış güç kaynağında zarar meydana gelmiş, bundan dolayı soğutma işlemleri dizel jeneratörler devreye girmiştir. Fakat tsunaminin santrali vurmasından dolayı, santral kararması meydana gelmiş ve ana soğutucu sistem çalışmayı durdurmuştur.

Tsunami ayrıca santralin çevresindeki her şeyin bozulmasına sebep olmuştur. Bu yüzden, reaktörlere müdahale daha da zorlaşmıştır. Santralin ilk üç ünitesi kapatılmalarına rağmen güç üretimine devam etmiştir. Bu güç üretiminden kaynaklı oluşan ısının dış sistemle alınamaması sonucu santralin basınç kabına buhar yığılmaya başlamıştır. Ayrıca buhar ile zirkonyumun etkileşmesinden kaynaklı hidrojen ortaya çıkmıştır. Hidrojenin ortaya çıkmasının yanında sıcaklık ve ani basınç değişimlerinden dolayı hidrojen patlamaları da meydana gelmiştir. Bu yüzden kazanın yıkıcı etkisi daha da artmıştır. Bu nükleer sızıntının tehlike ölçeğini Çernobil reaktör kazası gibi, Radyolojik Durum Ölçeği’ne göre 7’ye çıkartılmıştır. Bu olay çok büyük bir bölgeyi etkilemekle kalmayıp, insan sağlığına da büyük zararları olmuştur.

Son kısımda bahsettiğim olaylarda da görülebildiği üzere bu olaylar sadece bulundukları yerleri değil bütün dünyayı etkilemektedir. Bu gibi durumlarda, radyasyondan korunma yöntemleri çok büyük önem kazanmıştır ve dikkatli olunması gerekmektedir. Umarım, sizin için güzel bir okuma olmuştur. Diğer yazılarımda görüşmek üzere.

Referanslar: AFAD, WİKİPEDİ, TAEK, RADYASYON, KORUNMA

Sitemizde yer alan diğer yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Ayşe Celile Hanım İlk Türk Kadın Ressam

Cryosleep Projesi Artık Bir Bilim Kurgu Figürü Değil

Dünya’nın En Derin Noktası Mariana Çukuru

İngiltere’nin Füzyon Reaktörü İlk Plazmasını Üretti

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu