Hakkımızda1

Yaşamımız Boyunca Sanat

Sanat çok eski zamanlardan beri var olan bir olgudur. Belki de insanlığın başlangıcından beri vardır. Bunu bilmek pek mümkün değildir. Bununla birlikte sanatın uzun yıllardır var oluşuyla ilgili birçok rastlantıyla da karşılaşmaktayız. M.Ö 10.000 yıllarında yapılan Fransa’da bulunan Lascaux mağarasında ve İspanya’da bulunan Altamira mağarasında döneme ait duvarlarda çeşitli çizimleri bunlara örnek olarak verebiliriz.

Sanatın Sınıflandırılması

Sanat ortaçağdan itibaren çeşitli sınıflandırmalara tabi tutulmuştur. Başta bu sınıflandırma içerisinde matematik, felsefe, geometri, istatistik gibi alanlar girse de bunlar zamanla bilim olarak ayrılmıştır. Yeni sınıflandırmayı da yedi başlık altında görmekteyiz. Edebiyat, resim, heykel, mimari, dans, müzik, tiyatro alanları bu sınıflandırmada yer almaktadır. Tabi bu da yeterli gözükmemekte. Gün geçtikçe sanat birçok etkiyle beraber gelişiyor ve evrenselleşiyor. Günümüzde illüstrasyon, seramik, grafik sanatlar, grafiti, fotoğrafçılık, dijital sanatlar, süsleme gibi birçok devasa güzellikte eserleri olan sanat alanları ortaya çıktığını görüyoruz. Sanat dallarının bu denli çeşitlenmesi sınıflandırmayı zorlaştırmaktadır. Bu yüzden sanat, alanlarıyla değil teknik ve görünüşüyle sınıflandırmak daha mümkün hale gelmiştir. Bunlar:

 Yüzey Sanatları: iki boyutlu sanatların hepsine denir. Resim, süsleme, fotoğraf, grafiti vb.

Hacim Sanatlar: Üç boyutlu sanatlara denir. Heykel, seramik gibi.

Mekan Sanatları: İç ve dış mekanları güzelleştiren sanata denir. Mimarlık, peyzaj mimarlığı, iç mekan tasarımı bunlara örnek olarak verilebilir.

Dil Sanatları: Edebi eserleri kapsayan sanata denir. Roman, şiir, deneme, film senaryosu, söz yazarlığı gibi.

Ses Sanatları: Ses ile oluşan sanatlardır. Müzik yapmak, söylemek, müzik aletleriyle yeni eserler oluşturmak vb.

Hareket Sanatları: İnsanın bedeniyle yaptığı sanattır. Dans, bale, pandomim gibi

Dramatik Sanatlar: İnsanın eylemlerle bir olay veya olguyu anlatma sanatıdır. Tiyatro oyunları, gölge ve kukla oyunları, sinema, opera vb.

 Bu yapılan sınıflandırmaya bakacak olursak diğer sınıflandırmalara göre daha anlaşılır olduğunu görürüz.

Sanat, Sanatçı, Eser

    Sanat, sanatçı, eser. Tüm bunlar var olan ve var olmasına ihtiyaç duyulan olgulardır. Hayatımızın hemen hemen her anında vardır. Sanatı çok sık tüketiriz aslında. Mutlu olmak için sinemaya gideriz ya da iyi hissetmek için müzik dinleriz. Neden? Bu eylemlerin bizleri içine çekmesinin sebebi ne? Sanat dediğimiz kavram işte burada ortaya çıkıyor. Bir esere hayranlık duyuyorsak; onu görünce, dinleyince ya da hissedince içinden çıkamıyorsak o bir sanat eseridir. Kitap okurken, tiyatroya giderken, dans ederken ya da izlerken, şiir dinlerken, fotoğraf çekerken ya da bir tasarım yaparken hep sanatla bir arada oluruz. Sanat insanın ruhunu besler, dinlendirir, bizlere bir şeyler öğretir. Sanata; tam hissetmek, özlemlerimize kavuşmak, hayatı anlamlandırmak, kendimizi tüm benliğimizle ifade etmek gibi nedenlerden dolayı ihtiyaç duyarız.

  Bir de sanatçı vardır. Sanatı icra eden kişi. Hissettiklerini, duygu ve düşüncelerini, bakış açısını dışa yansıtandır. Aslında sanatçı kelimesini de bir kalıba sığdırmak zordur. Çünkü sanat gelişen ve devamlılığı olan bir olgudur. Bu yüzden birine direkt sanatçı ya da sanatçı değil demek zordur. Aristotales’e göre ‘‘Sanatçı, hayatı açıklayandır.’’ Platon’a göre sanatçı, sanat eserini oluştururken doğayı ele alır. Doğadaki nesneleri aynen kabullenir ve eserine yansıtır.

Sanat biraz da görecelilik barındırır. Bir resim birisi için birçok şey ifade ederken başkası için bir şey ifade etmeyebilir. Bu, eserin iyi ya da kötü olduğunu belirlemez. Sanatı tüketen kişinin düşünceleriyle bağlantılıdır aslında. Küçük bir çocuğa Attila İlhan’ın şiirlerini dinletirseniz canı sıkılır, bir şey anlamaz. Ya da bir resmin çizildiğinde ressamın aklındakileri bilmezsek bizlere anlamsız gelebilir. Bazı eserler de vardır ki etkilenmemek imkansızdır. Bakınca direkt hayranlık yaratırlar. Bunlardan örnek verecek olursak Michelangelo’nun yaptığı heykeller, resimler herkes tarafından hayranlıkla izlenir. Nikolai Aldunin’in de mikroartı kesinlikle hayran kalınacak eserlerdir. Güzel olmayı, uyumu, çeşitliliği, iletişimi barındırır içinde sanat. Herkes içinden bir şeyler aldığı ve herkesin bir şeyler kattığı bir alan. Filozof Richard Wollheim sanatı ‘‘insan kültürünün geleneksel kültürünün en zor olanlarından biri’’ olarak açıklamıştır. Görüldüğü üzere sanat anlaşılması zor ve çeşitliliği çok olan bir alandır. Sanatla kalın…

Yazımı umarım beğenmişsinizdir. Sitemizde bulunan diğer yazıları da aşağıdaki linklerden okuyup paylaşabilirsiniz.

Müzik Hafızanız Ne Kadar İyi?

Feynman Tekniği Nedir?

Üniversite Öğrencilerine Burs Veren Kurumlar!

Erasmus Hakkında Genel Bilgiler!

İlgili Makaleler

4 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu